![]() |
|
Yalanın Hızı, Doğrunun Kaderi - Baskı Önizleme +- Forumki.Com (https://www.forumki.com) +-- Forum: Düşünce Platformu (https://www.forumki.com/forum-dusunce-platformu.html) +--- Forum: Kendi Kaleminizden (https://www.forumki.com/forum-kendi-kaleminizden.html) +--- Konu Başlığı: Yalanın Hızı, Doğrunun Kaderi (/konu-yalanin-hizi-dogrunun-kaderi.html) |
Yalanın Hızı, Doğrunun Kaderi - GiZeM - 01-29-2026 Yalanın Hızı, Doğrunun Kaderi Hayatlarını yalan üzerine kuranlar, çoğu zaman bu yalanın kendilerine bir kalkan olacağını zannederler. Oysa yalan, ilk bakışta insanı korur gibi görünse de aslında altı çürük bir zemindir. Üzerine ne kadar yüksek bir bina kurarsan kur, eninde sonunda çatlaklar ortaya çıkar. Çünkü yalan, insanın vicdanıyla savaş halindedir; doğru ise sessizce bekler, sabırlıdır, ama asla kaybolmaz. Yalan hızlıdır. Kolaydır. Anlıktır. İnsan zor bir soruyla karşılaştığında, gerçeğin ağırlığını taşımak yerine yalana sığınır. Çünkü yalan düşünmeyi, yüzleşmeyi ve sorumluluk almayı gerektirmez. O anı kurtarır, utancı erteler, hesabı ileri bir zamana bırakır. İşte tam da bu yüzden yalan, kısa vadede daha cazip görünür. İnsanlar çoğu zaman rahatlatıcı olanı, gerçek olandan üstün tutar. Doğru ise yavaştır. Sessizdir. Sabır ister. Bedel ister. Doğruyu söyleyen insan, yalnız kalmayı, dışlanmayı, hatta yanlış anlaşılmayı göze alır. Çünkü doğru, her zaman alkışlanmaz. Herkesin duymak istediği şey değildir. İnsanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerini iyi hissettiren sözleri dinlemek isterler. Bu yüzden yalan söyleyenin dinleyeni çok olur; doğruyu söyleyenin ise yolu çoğu zaman tenhadır. Toplumların en büyük çelişkilerinden biri de burada başlar. Yalanı besler, doğruları cezalandırırız. Yalan söyleyenleri “zeki”, “kurnaz”, “idareci” diye över; doğruyu söyleyenleri “sert”, “kırıcı” ya da “uyumsuz” ilan ederiz. Oysa bu tutum, sadece yalancıların cesaretini artırır, doğruları susturur. Susturulan her doğru ise zamanla daha büyük bir hesapla geri döner. Ne var ki yalanın bir zaafı vardır: Sürekli hatırlanmak zorundadır. Yalan söyleyen, söylediği her sözü aklında tutmalı, yeni yalanlarını eskileriyle uyumlu hale getirmelidir. Bu da insanı yorar, içten içe tüketir. Doğru ise hafızaya yük bindirmez. Çünkü doğrunun tekrarına gerek yoktur; olduğu gibi durur. İşte bu yüzden zaman, her zaman doğrunun lehine işler. Yalan yanlış hızlı koşar, ama nefesi kısa sürer. Doğru ağır ağır yürür, ama yolu bellidir. Gün gelir, yalan kendi karmaşasında kaybolur; doğru ise hiç bağırmadan, hiç acele etmeden onu yakalar. Bu yakalayış bazen bir bakışta, bazen bir suskunlukta, bazen de beklenmedik bir anda olur. Ama mutlaka olur. Hayat da insanlara bunu öğretir: Yalanla kazanılan her şey geçicidir. İtibar, güven, sevgi ve saygı… Bunların hiçbiri yalan üzerinde uzun süre duramaz. Çünkü insan kalbi, eninde sonunda samimiyeti tanır. Belki geç anlar, belki inkâr eder, ama sonunda gerçeği sezmek gibi tuhaf bir yeteneğe sahiptir. Sonuç olarak, yalanın gürültüsü çoktur ama ömrü kısadır. Doğru sessizdir, yalnızdır, yavaştır; fakat kalıcıdır. Ve hayat, ne kadar dolambaçlı olursa olsun, en sonunda insanı doğrularla yüzleştirir. Çünkü doğrular yenilmez; sadece geç kalır gibi yapar. |