"EŞYALAR ÇOK DEĞİŞİK TÜRDEN"
Dalışa ilk başladığında limitinin 2 metre olduğunu, şimdi 16 metreye kadar inebildiğini belirten Fırat, "Aradan geçen bu zaman diliminde kendimi geliştirdim. 1 yıldır da bunu sanal medyada paylaşıyorum. Eşimin yönlendirmesiyle bir sayfa açtık, burada paylaşımlar yapıyoruz. Su altında bulduğumuz eşyalar çok değişik türden. Pahalı saatten tutun, altın, gümüş gibi değerli madenlere, olta balıkçılarının malzemelerinden araç parçalarına birçok şey buluyoruz" dedi.
BÜYÜ MALZEMELERİYLE ÇOK KARŞILAŞIYOR
Deniz altında en çok karşılaştığı şeylerden birinin büyü malzemeleri olduğunu dile getiren Fırat, "Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. Biz de sonradan öğrendik. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz" diye konuştu.
ÇIKARDIKLARINI SATIP MAMA ALIYOR
Çıkardıkları değerli eşyalar ve olta malzemelerini uygun fiyatlardan sattığını ifade eden Fırat, "Su altından çıkardıklarımızdan değerli maden olanları satıyoruz. Olta malzemesi olanları da sayfamızda uygun fiyatlar karşılığında paylaşıyoruz. Olta malzemelerinden kar amacımız yok. Buradan kazandığımız parayla da sokak hayvanlarına mama alıyoruz, kedi besliyoruz" dedi.
LÜKS SAATİ 3 BİN DOLARA SATTI
Bugüne kadar en ilginç karşılaştığı şeyin lüks marka bir saat olduğunu kaydeden Fırat, "Atatürk Parkı'nın altında yaptığım bir dalış sırasında tahminen 10-12 metre derinlikte karşıma bir saat çıktı. Saatin orijinal olduğuna o an inanmamıştım. Bir saatçiye gösterdiğimizde orijinal olduğunu söyledi. Bu saati 3 bin dolara ikinci el olarak sattık" dedi.
"TELEFON BULMAMA RAĞMEN HEPSİ HURDA"
Dalışlarda çok buldukları ürünlerden birinin de cep telefonları olduğunu anlatan Fırat, "Bulduğumuz telefonlar tuzlu suda uzun süre kaldığı için kullanılmaz halde oluyor. Telefonculardan öğrendiğimiz kadarıyla su geçirmeyen telefonların dahi ilk 24 saat içinde tuzlu sudan çıkartılması lazım. Aksi takdirde su geçirmez özelliğinin anlamı kalmıyormuş. Benim bulduğum telefonlar 1 hafta önce, 10 gün önce, belki 2 ay önce düşmüş telefonlar. Değişik marka ve modelde çok fazla telefon bulmama rağmen hepsi hurda oluyor" diye konuştu.
DENİZ DİBİNDE ÇÖP VE CAN ÇEKİŞEN BALIKLAR
Su altının bir cennet gibi görünmesi gerekirken dalışlarında gözlerine inanamadığı manzaralarla karşılaştığını anlatan Fırat, deniz dibindeki çöp yığınlarını da görüntülediğini kaydetti. Dalışlarda en çok çöp çıkarttığını dile getiren Fırat, "Bira şişeleri, teneke kutular. Dalışlarımız sırasında karşılaştığımız çöpleri çok büyük olmaması kaydıyla toplayıp, deniz temizliği yapıyoruz. Çok nadiren de olsa olta balıkçılarının yakaladığı, bir şekilde oltadan kaçmayı başaran balıklar kurşunun ağırlığıyla suda mahsur kalıyor. Suyun altında balık hala hayatta fakat kaçamıyor bir yere. Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyor. O balıkları kurtarıyorum, denk gelirsem" dedi.
Kaynak: