Bence insanı asıl yaralayan ne sadece söylenen sözler, ne de tamamen susulanlar… Asıl yara, zamanında ve doğru şekilde ifade edilmeyen duygulardan açılıyor.
Öfkeyle söylenen bir söz elbette kırar; çünkü dilin kemiği yok ama kalpte iz bırakır. Ama bazen de söylenmeyen bir “özür dilerim”, bir “iyi ki varsın” ya da bir “canın yandı mı?” cümlesi, en ağır sözden daha çok acıtabilir.
Bir ilişkiyi bitiren şey çoğu zaman tek bir cümle değildir; biriken kırgınlıklar, konuşulmayan meseleler ve ertelenen duygulardır. Tatlı dil gerçekten birçok kapıyı açar ama samimiyet yoksa o kapı uzun süre açık kalmaz.
Benim bir cümlem şu olurdu:
“İnsan, kendini değersiz hissettiren sözden de suskunluktan da yaralanır; ama en çok, anlaşılmadığını hissettiği yerde kırılır.”
![[Resim: 88318e77.gif]](https://megaresim.com/upload/88318e77.gif)