You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

1
1
#
Hoş geldin, Ziyaretçi!
Rütbeniz yok.
reklam
Statü: Çevrimdışı
Stil Ayarları
Yazar: boLd
3 astranot uzaya gidecek.Bunlardan biri alman biri ingiliz biride bizim temel.Bunlar yıllarca gelmiyecekleri için en önemli ihtiyaclarını sorarlar.Alman bana sarışın,esmer,kumral hatun der.İngiliz bana bol bol içki der.Bizim temel baaa bol bol cigara der.Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar.3 astronot aradan yıllar geçiyor geri dönüyorlar.Tabi aileler merakla bekliyor.Önce alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik.Sonra ingiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.Tabiki sıra temele geliyor.Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor agzında cigarayla:
-"Allahını seven baaa ateş versuuun"
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
Dünyanın en komik fıkrası.

İngiliz Bilim İlerleme Birliği’nin araştırmasında, internet kullanıcılarından en çok beğendikleri espriyi bildirmeleri istendi. Araştırmada, 70 ülkeden 40 bin fıkra arasında aşağıdaki birinci seçildi: Ormanda dolaşan 2 avcıdan biri birden bire yere düşer. Arkadaşı, düşen adamın nefes almadığını ve gözlerinin ferinin söndüğünü görür.Bunun üzerine telefonla acil yardımı arar. Arkadaşım öldü, ne yapabilirim diye sorar. Telefondaki ses yanıtlar: Sakin olun. Size yardım edebilirim. Ama önce arkadaşınızın ölüp ölmediğinden emin olalım. Telefonda bir süre sessizlik olur ve bir silah sesi işitilir. Avcı telefonu tekrar eline alır ve şöyle der: Evet, tamam. Şimdi ne yapacağım?
Yazar: boLd
Bir gün Temel Mike Tayson ile ünvan maçına çıkmış.

Daha ilk yumrukta Temel nakavt olmuş.

Hakem bir, iki, üç dört.. sayarken menajeri Temel’in kulağına;

- “Sakın dokuzdan önce kalkma” demiş

Temel hafiften gözlerini aralayarak menajerine sormuş;

- “Saat kaç?”
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
Temel bir gün berber salonunda Dursun’u traş ediyordu. İçerden çıkmayan sürekli arayış içinde olan kedi Dursun’un dikkatini çeker ve sorar:

- Ula Temel ha bu kedi berberliğe çok merak ediyi galiba.
- Yok ula arada kulak burun uçurayirum da oni bekliyi.
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
KÖYLÜMÜZ

Toprağı işlemek onun özünde
Tohumu tarlaya saçar köylümüz
Koşuşturup durur tarla yüzünde
Her yıl ektiğini biçer köylümüz
XXX
Ümitlenir durur hasat zamanı
Toplar bir araya kurar harmanı
Ayırır taneden Sapı samanı
Taneyi samandan seçer köylümüz
XXX
Tarlada yabanda iş kolay gele
Eller nasırlanmış bu kolay dile
Beklediği kazanç geçerse ele
Rabbine şükreder uçar köylümüz
XXX
Yanına varınca kokar terinden
Dertleşsen birazcık, ahı derinden
Memnun musun desen değil yerinden
Dertlerini bir bir açar köylümüz
XXX
Yağ, çökelek, peynir elinden geçer
Yoğurdunu yapar, ayranı içer
Beğenmez kötüyü iyiyi seçer
Her dem kötülükten kaçar köylümüz
XXX
Sürer hayvanları, kıra bayıra
Otlak bol olsa da sürse çayıra
Her yıl eker biçer yorar hayıra
Umduğunu bulmaz naçar köylümüz
XXX
Çalışır kazanır yerinde sayar
Kendince işleri yoluna koyar
Bir türlü hayata veremez ayar
Sonunda köyünden kaçar köylümüz
XXX
Necmi’nin derdi de köylüden yana
Tanırım köylüyü anlattım sana
Çalışır, çırpınır kıyarak cana
Bir türlü kazanmaz duçar köylümüz.​



Necmi UÇAR
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
MEHMET ŞAHAN (PÎR-İ FÂNİ)\

Sustuysam zannetme korkudan, ardan;
Kaldı ki bu tavır asalettendir…
Sakınmam gözümü budaktan, nardan;
Unutma her kahır dalalettendir…

Yaş vermem kimseye ayıbı vardır,
Baş eğmem kimseye kayıbı vardır!
Taş atmam kimseye sahibi vardır,
Sayılan her hatır nezakettendir…

Her türlü dermeler aşıma çıksa,
Gözünde sürmeler kaşıma çıksa!
Sinirler, germeler başıma çıksa,
Gösterilen sabır zarafettendir…

Pîr-i Fâni der ki ar ise kulda,
Şükür ile sabır var ise kulda,
İman ile amel yar ise kulda,
Kalbindeki sınır keramettendir…
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
Cumhuriyet selam durdu çarşafa
Ben utandım, utanmayan utanmaz
Karga güldü bu yanlışa bu gafa
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Siyasette birbirini yiyenler
Devrimlerin bekçisiyiz diyenler
Bizden biri oldu çarşaf giyenler
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Okullarda hep şeriat okumuş
Kaç senedir kara çarşaf dokumuş
Bu bayrakta altıncı ok yokumuş
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Güvendiğin gençlik hani nerede?
Bundan sonra kalan oklar sırada
Gerçek halkçı ikara bir derede
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Birkaç dönek yaşıyorsa yuvada
Devrimciyim demek yetmez davada
Tüm kazanım duman olur havada
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Sapacalı yoğurt denmez kefire
Ne söylersen övgü olur kâfire
Söz tükenir umut kalır küfüre
Ben utandım, utanmayan utanmaz

Bekir Yaşar
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
YAŞAMAK



Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.


Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;

Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.






Orhan VELİ
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
duvardaki saat duracaktı
kalbim kendiliğinden duracaktı
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
emperyal otelinde bu sonbahar
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz
bir nokta bir hat kalmışlığımız
bu rezil bu çarşamba günü
intihar etmiş kötümser yapraklar
öksürüklü aksırıklı bu takvim
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sesleri liman sislerinde boğulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtır saat beş buçuktur
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez
otelin penceresinde duracaktın
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı
kış geceleri gibi uzun uzun
tek damla gözyaşı dökmeksizin
maria dolores ağlayacaktı
istanbul'u yağmur tutacaktı
bütün bir gün iş arayacaktım
sana bir türkü getirecektim
kulaklarımız çınlayacaktı
emperyal oteli'nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler
asmalımesçit'teki rum kemancı
böyle rüzgarsız kalmışlığımız
bu bizim çektiğimiz sancı
el ele tutuşmuş geziyordu
gazeteler cinayeti yazıyordu
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
emperyal oteli'nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı'nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün.
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
Birgün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevlaya şükürler olsun, bu aşkı yaşayıp, yaşatana.
Peki bana ne kadar aşıksın der; Mevlana hanımına şöyle der;

Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene, on adım gidişimsin,
Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin.

Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın,
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın.

Sen benim; haksızlığa ve zulme baş kaldırışım,
Mazluma kucak açışım, zalime düşmanca bakışımsın,
Ve mağdurdan yana tavır alışımsın.

Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim,
Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin,
Ve kapanmayan avuç içimsin.

Sen benim; hayat ve kaderle inatlaşmam,
Ekmek için kavgam, bitmek tükenmek bilmeyen davamsın,
Ve zorluklara karşı yılmayışımsın.

Sen benim; menfaate ve çıkara tepkim,
Almak için verene öfkem, ille de karşılık bekleyene lanetimsin,
Ve alayına isyan edişimsin.

Sen benim; ahlaksızlık ve yozlaşmayla mücadelem,
Para için kendini satana küfredişim, başkalaşana verip,
veriştirişimsin ve eskiyi özleyişimsin

Mevlana'nın Eşine Yazdığı Şiir
Sen benim; duygusal yaradılışım,
En ufak şeyi kafaya takışım, kolay unutamayışımsın,
Ve bundan bir türlü sıyrılamayışımsın.

Sen benim; sonsuz sadakatim,
Merhametim, hissiyatım, şefkatimsin,
Ve aman diyene yüz çevirmeyişimsin.

Sen benim; her şeye rağmenim,
Asla pes etmeyişim, başımı öne eğmeyişimsin
Ve ümidimi yitirmeyişimsin.

Sen benim; yaşama ülküm,
Namusa olan düşkünlüğüm, namussuzluğa küskünlüğümsün,
Ve gururum, onurumla olan bütünlüğümsün.

Sen benim; karakterim ve kişiliğim,
fikrim, hissimsin ve hayata bakışımsın.
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler 244
Son Üye t0mbuL
Toplam Konular 5,754
Toplam Yorumlar 7,608

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 69 aktif kullanıcı var. Applebot, Bing, Google
(0 Üye - 66 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar

DJ-Sancak wWw.Mircte.Org`...

Son Yorum: eFe Dün, 08:39 PM

Etkinlikler için Dev Ekra...

Son Yorum: nullsix Dün, 08:28 PM

DJ-Kafkasya wWw.Mircte.Or...

Son Yorum: eFe Dün, 05:44 PM

DJ-Hande wWw.Mircte.Org`d...

Son Yorum: eFe Dün, 12:59 PM

DJ-Elifff wWw.Mircte.Org`...

Son Yorum: eFe Dün, 08:40 AM

DJ-NoNa wWw.Mircte.Org`da...

Son Yorum: eFe 03-18-2026, 07:01 PM

DJ-Elifff wWw.Mircte.Org`...

Son Yorum: birsevda 03-18-2026, 01:18 PM

Güncel Teknoloji Ve Giriş...

Son Yorum: aysuyigiter 03-18-2026, 08:54 AM

DJ-HulleT wWw.Mircte.Org`...

Son Yorum: eFe 03-18-2026, 07:19 AM

BultenHub ile Otomatik Ha...

Son Yorum: aysuyigiter 03-17-2026, 10:11 PM