You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

1
1
#
Hoş geldin, Ziyaretçi!
Rütbeniz yok.
reklam
Statü: Çevrimdışı
Stil Ayarları
Yazar: boLd
Merhaba arkadaŞlaR , HepiniZe Iyi ForuMlaR , DileRiM . araNiza Yeni katilDim Ve BloG YazmaYi ÇoK SeveRim . TavSiye üzerine GelmeDim , aSiL sitemiz olan , ve Buranin OluŞma amacinin Asil Sebebi OlaN Sevdik NeT Sohbet SitemizdeN katiliYorum .  InşALLAH Hergün Yeni uyeler Katilir , ve dahada Gelişiriz
Yazar: boLd
  • Microsoft’un kurucuları ve aynı zamanda çocukluk arkadaşı Bill Gates ve Paul Allen, okulun bilgisayar odasında vakit geçirmek için derslere girmiyorlardı.
    İkili, lise yıllarında Traf-O-Data adlı kendi küçük şirketlerini bile yönettiler,
    Gates ve Allen, 1975 yılında Altair 8800 mikrobilgisayarı için BASIC programlama dilinin bir versiyonunu yazdılar ve Altair’in yapımcısı olan MITS, bu programı Altair BASIC adı altında dağıtmayı ve pazarlamayı kabul etti.
    Altair anlaşmasının ardından Gates ve Allen, 4 Nisan 1975 tarihinde Microsoft’u kurdu.

    Microsoft’un adındaki “micro” kelimesi mikro işlemciyi, “soft” kelimesi ise yazılımı temsil eder.
    ThoughtCo.’nun paylaştığı hikayeye göre, çocukluk arkadaşı olan Paul Allen ve Bill Gates, Microsoft’u birlikte kurdular. İkili, bilgisayar sahibi olmanın zor olduğu bir çağda bilgisayar meraklılarıydı. Allen ve Gates, okullarının bilgisayar odasında vakit geçirmek için dersleri ekiyorlardı. Sonunda da okulun bilgisayarını hacklediler ve yakalandılar. Ancak okul yönetimi ikiliye ceza vermek yerine, bilgisayar performanslarının iyileştirilmesine yardımcı olmak için kendilerine sınırsız bilgisayar zamanı sundu. Bill Gates ve Paul Allen, Traf-O-Data adlı kendi küçük şirketlerini bile yönettiler ve şehir trafiğini saymak için Seattle şehrine bir bilgisayar sattılar.

    1973 yılında Bill Gates, Harvard Üniversitesi’ne bir hukuk öğrencisi olarak katılmak için Seattle’dan ayrıldı. Ancak Gates’in ilk aşkı onu hiçbir zaman terketmedi ve bu nedenle zamanının çoğunu Harvard Üniversitesi’nin bilgisayar merkezinde programlama yeteneklerini geliştirmeye harcadı. Çok geçmeden Paul Allen, Boston’a taşındı ve Harvard’dan ayrılması için Gates’e baskı yaptı. Böylece ekip projeleri üzerinde tam zamanlı olarak çalışabilecekti. Bill Gates ne yapması gerektiği konusunda emin değildi, ancak kader bu noktada devreye girdi.

    Ocak 1975’te Paul Allen, “Popular Electronics” isimli dergide Altair 8800 mikrobilgisayarıyla ilgili bir makale okudu ve makaleyi Gates’e gösterdi. Bill Gates, Altair’in yapımcıları olan MITS’i aradı ve Altair için yeni BASIC programlama dilinin bir versiyonunu yazma teklifinde bulundu. İkili, gerçekte bir Altair mikrobilgisayara sahip olmamalarına rağmen, basit bir simülasyon kullanarak cihaz için yorumlayıcı oluşturmaya başladı. Sekiz hafta içinde Allen ve Gates, programlarını MITS’e gösterdiler ve MITS, bu programı Altair BASIC adı altında dağıtmayı ve pazarlamayı kabul etti. Altair anlaşması, Gates ve Allen’a kendi yazılım şirketlerini kurmaları için ilham verdi. İkili, 4 Nisan 1975 tarihinde Microsoft’u kurdu ve şirketin CEO’su Bill Gates oldu.

    29 Temmuz 1975’te Bill Gates, “Micro-Soft” adını Paul Allen’a yazdığı bir mektupta ortaklıklarından bahsetmek için kullandı. “Micro” kelimesi mikro işlemciyi, “Soft” kelimesi ise yazılımı temsil ediyordu. Bu isim, 26 Kasım 1976’da New Mexico eyalet sekreteri tarafından tescil edildi. Ağustos 1977’de, şirket, ilk uluslararası ofisini ASCII Microsoft adıyla Japonya’da açtı. 1981 yılında şirket, Washington eyaletinde anonim bir şirkete haline geldi ve Microsoft Inc. ismini aldı. Bill Gates, şirketin CEO’su ve yönetim kurulu başkanıydı ve Paul Allen ise başkan yardımcısıydı.


    Microsoft’un piyasaya sürülen ilk işletim sistemi ürünü, 1980 yılında piyasaya sürülen Xenix adlı bir Unix sürümüydü. Xenix daha sonra Microsoft’un Multi-Tool Word adlı, Microsoft Word’ün atası olan ilk kelime işlemcisi için temel olarak kullanıldı. Ancak Xenix, başarısız bir işletim sistemi olduğu için varlığı çok uzun sürmedi.
    Microsoft’un ilk başarılı işletim sistemi, şirketin 1981 yılında IBM için yazdığı ve Tim Paterson’un QDOS’unu temel alan 16-bit işletim sistemi MS-DOS (Microsoft Disk Operating System / Microsoft Disk İşletim Sistemi) idi. Yüzyılın anlaşmasında, Bill Gates MS-DOS’un kullanımı için yalnızca IBM’e lisans verdi. Yazılımın haklarını elinde bulunduran Bill Gates, Microsoft için bir servet kazandı ve Microsoft, büyük bir yazılım sağlayıcısı haline geldi.

    Çoğumuzun Microsoft’u tanıma sebebi olan Microsoft Windows işletim sistemi ise 1983 yılında ortaya çıktı. O zamanlar için Microsoft Windows, yeni bir grafik kullanıcı arayüzüne ve IBM bilgisayarları için çoklu görev ortamına sahip bir işletim sistemiydi.
Yorum Yorum Yok
Yazar: boLd
VPN Nedir, Nasıl Kullanılır? VPN Hakkında Bilmen Gereken Her Şey

V PN veya Virtual Private Network (Sanal Özel Ağ), internet üzerinden başka bir ağa güvenli bir bağlantı oluşturmanıza olanak sağlar. VPN’ler, bölge kısıtlamalı web sitelerine erişmek (ülkemizde Twitter ve Wikipedia’ya erişimin engellenmesi), halka açık Wi-Fi’lerde yaptığınız aramaları meraklı gözlerden korumak ve daha fazlası için kullanılabilir. 
Başlangıçta sadece iş ağlarını internet üzerinden güvenli bir şekilde birbirine bağlamak veya evden bir iş ağına erişmenize izin vermenin bir yolu olarak kullanılan VPN’ler, internet sansürünü aşma gibi birçok avantaj sunduğu için şu an çok popülerdir. Çoğu işletim sistemi entegre VPN desteğine sahiptir.

VPN Nedir ve Size Nasıl Yardımcı Olur? 
VPN, çok basit bir ifadeyle, bilgisayarınızı, akıllı telefonunuzu veya tabletinizi internetteki başka bir bilgisayara (sunucu olarak adlandırılır) bağlar ve bu bilgisayarın internet bağlantısını kullanarak internette gezinmenize olanak tanır. Dolayısıyla, bu sunucu farklı bir ülkedeyse, o ülkeden geliyormuşsunuz gibi görünür ve normalde erişemediğiniz şeylere potansiyel olarak erişmenizi sağlar.
Bir VPN’yi aşağıdakileri yapmak için kullanabilirsiniz: 
  • Web sitelerinde veya ses ve video akışında coğrafi kısıtlamaları atlamak (Netflix’te ülke bazında erişemediğiniz içeriklere erişmek).
  • Güvenilmez Wi-Fi bağlantı noktalarında gezinmekten korunmak.
  • Gerçek konumunuzu gizleyerek çevrimiçi gezinirken anonim olmak.
  • Farklı bir ülkedeki içerikleri izlemek için coğrafi kısıtlamaları aşmak veya torrent kullanmak.
VPN’ler oldukça basit ve popüler araçlardır, ancak çok çeşitli amaçlar için kullanılabilir: 

1. Seyahat Ederken İş Ağına Erişmek
VPN’ler, iş seyahatinde olanlar tarafından, yoldayken tüm yerel ağ kaynakları da dahil olmak üzere işletmelerinin ağına erişmek için sıklıkla kullanılır. Bu da güvenliği artırır. 

2. Tarama Etkinliğinizi Yerel Ağınızdan ve ISS’nizden Gizlemek
Genel bir Wi-Fi bağlantısı kullanıyorsanız, HTTPS olmayan web sitelerine göz atarken, bilgileriniz, nasıl bakılacağını bilen herkes tarafından görülebilir. Biraz daha fazla gizlilik istiyorsanız, bir VPN’ye bağlanabilirsiniz. Bu sayede yerel ağ yalnızca tek ve güvenli bir VPN bağlantısı görür ve diğer tüm trafik, VPN bağlantısı üzerinden geçer.

3. Coğrafi Olarak Engellenen Web Sitelerine Erişim
Ülke dışına seyahat ederken Netflix hesabınıza erişmeye çalışıyorsanız, ülkenizde bulunan bir VPN’e bağlanırsanız, coğrafi engelleri aşabilirsiniz.

4. İnternet Sansürünü Atlamak
Pek çok Çinli, Çin’in Büyük Güvenlik Duvarını aşmak ve tüm internete erişim sağlamak için VPN kullanır. 

VPN Kullanımındaki Sorunlar ve Riskler Nelerdir?
Her tür teknolojide olduğu gibi, VPN kullanmanın da bazı dezavantajları vardır. Bu dezavantajları sıralayacak olursak:

1. Potansiyel Olarak Daha Yavaştır
İnternete VPN ile bağlandığınızda, web trafiğiniz normalden daha fazla adımdan geçer, bu nedenle hızınızda fark edilir bir yavaşlama olur. Bu VPN’lerle ilgili her zaman 1 numaralı şikayettir.

2. Çerez Koruması Yoktur
VPN sizi gizli ve şifreli tutma görevini yerine getirse de, bir VPN’in çerezleri engellemesi mümkün değildir
Yorum Yorum Yok
Yazar: MaviS
Yenildim vazgeçtim beni sevmenden
Kalp kırık yoruldum gitmelerinden
Sevmedin belki beni çok yürekten
Bil yeter ben üzüldüm sen giderken

Ah ölür müydün beni biraz daha sevsen
Mevsimsiz solmadım mı sararmadım mı ben
Tutmadın ellerimden ben düşerken
Kaçmadın mı, gitmedin mi sen

Ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken
Sarmadım mı seni kimseler sarmazken
İstedin vermedim mi herşeyimi
En derinden sevmedim mi ben

Gitsen de silsen de beni kalbinden
Yer etsen kendine yeni aşklardan
Tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden
Tek aşksın hep duracak baş ucumda

Ah ölür müydün beni biraz daha sevsen
Mevsimsiz solmadım mı sararmadım mı ben
Tutmadın ellerimden ben düşerken
Kaçmadın mı, gitmedin mi sen

Ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken
Sarmadım mı seni kimseler sarmazken
İstedin vermedim mi herşeyimi
En derinden sevmedim mi ben

Ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken
Sarmadım mı seni kimseler sarmazken
İstedin vermedim mi herşeyimi
En derinden sevmedim mi ben
Yazar: MaviS
Selâmun Aleyküm
 

Acı

Yazar: PeRi
[Resim: no-image.jpg] seni de vururlar bir gün ey acı

uçuşup durduğun kanatlarından

sazın, sözün, türkülerin tükenir

ellerin koynunda kalakalırsın

şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı

gül açan yüzlerimizde

göğeriyor rengin senin de

biz seni

tâ eskiden tanırız

hani göğüslerimize taş olur inerdin

avuçlarımızda hira dağıydın

al atların tan yerine ayarlanmış yelelerinde

akdeniz rüzgarlarına karışan sendin

biliyorum

hiçbir tarih yazmayacak ve bir

sır gibi kalacak yakılan kitaplarda

göbek bağı anasından henüz çözülmemiş bebelerimize

mitralyözlerin washingtondan ayarlandığını

seni de yakarlar bir gün ey acı

bir taptuk kul gözlerinden vurursa

parmakların eğri ağaç tutmaz

çığlıkların çağlar aşar duymazsın

ve ben biliyorum

örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı

ve ibrahim'in baltasını

biliyorum

nereden başladı bu kesik dans

ve bu dansa karşı afyonlanmış hecin yüzlü

insanlar kim?

kim kimin yanında

kim kimin karşısında

meclis kürsüsünden konuşan bu adam kim

üsküdür kız lisesinde okuyan genç kız

çantasında kimin fotoğrafını taşıyor

kadıköy vapurunda sigara tüttüren delikanlılar

neden gülüyorlar ki

seni de vururlar bir gün ey acı

filistin'de sapan taşlı çocuklar

dalın, kolun, fidelerin budanır

kuru bir kütükle kalakalırsın

öyle bakmayın balkonlarınızdan

fırat nehri ayrılık çıbanına tutuldu,

damarlarımızı yırtıyor

tuna nehri, onulmaz boşnak sızıları

pompalıyor yüreğimize

pilevne türküleri ağıtlara dönüşürken,

çeçenya'da yiğitler

inancın emeğin / ve aşk'ın

kılcal damarlarına ulanıp sustular...

ve ne bağdat'tan

ne şam'dan

ne mekke'den

ne diyarıbekir'den

ne istanbul'dan

ne buhara'dan

bunca telefon direğine rağmen kimse kimseyi

duymuyor

seni de vururlar bir gün ey acı

halepçe'de soldurulmuş gül gibi

bu sevdaya düşsen, sen de yanarsın

suskun, sıcak, uzun yaz geceleri

ve siz

ey analar,

hani siz, gecelerinizi böler, çocuklarınıza ninniler

söylerdiniz

hani siz, fatihler doğururdunuz...

gelin kızların giysileri kirletildi

çocuklar hep yetim kaldı

'elem yecidke yetimen feava'

ve ben biliyorum

ben biliyorum

istanbul'un

bağdat'ın

diyarıbekir'in

mekke'nin

buhara'nın

birbirine nasıl bağlandığını, nasıl çözüldüğünü; sonra

ey insan

ey insanlık

ayağa kalk

kolları ve bacakları budanmış delikanlıları

boyunları gövdelerinden ayrılmış insanları

gözleri uyur gibi kapanmış, kan pıhtıları içindeki bu

çocukları

gelişmiş laboratuarlarınızda dikkatle inceleyin

ve bir gün

bu dünya

gül bahçesine dönecek

bunu böyle bilin; ve

unutmayın..

Ferman Karaçam
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: PeRi
[Resim: no-image.jpg] İnsanlarda tek sıcak kanun,

üzümden şarap yapmaları,

kömürden ateş yapmaları,

öpücüklerden insan yapmalarıdır.

İnsanlarda tek zorlu kanun,

savaşlara, yoksulluğa karşı

kendilerini ayakta tutmaları,

ölüme karşı yaşamalarıdır.

İnsanlarda tek güzel kanun,

suyu ışık yapmaları,

düşü gerçek yapmaları,

düşmanı kardeş yapmalarıdır.

Hep var olan kanunlardır bunlar,

bir çocukcağzın tâ yüreğinden başlar,

yayılır, genişler, uzar gider

tâ akla kadar.

Çeviren: A. Kadir

Paul Eluard
Forum: Şiirler
Yorum Yorum Yok
Yazar: PeRi
[Resim: 3756239.jpg] Osmangazi ilçesindeki Çarşamba Kapalı Pazar Alanı'nda yere serdiği battaniyede geceyi geçiren 43 yaşındaki H.Ö'nün durumu sosyal medyada gündem oldu. Kendisini görüntüleyen basın mensuplarının yardım taleplerini geri çeviren ve 'Kimseden bir beklentim yok' diyen H.Ö'nün durumunu sosyal medyadan öğrenen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, korona virüs sebebiyle karantina altında olmasına rağmen hemen harekete geçti.

<img alt="" src="cdn.iha/Contents/pool_file/2021/16/18899_aw302695-04.jpg"/>

Zabıta Daire Başkanlığı'na telefonla talimat veren Başkan Aktaş, çaresiz kadına destek olunmasını istedi. Haberin sosyal medyada yayınlanmasından kısa süre sonra harekete geçen zabıta ekipleri, çaresiz kadını Merinos Park'ta çimler üzerinde serdiği battaniyeye sarılıp, uyurken buldu.

Zabıta ekipleri, korona virüs testi yaptırdıkları kadını sığınma evine yerleştirdi.

<img alt="" src="cdn.iha/Contents/pool_file/2021/16/39077_aw302695-01.jpg"/>

İLGİLİ HABER <img src="cdn.iha/Contents/images/2021/16/3753208_1.jpg" width="780" height="429" alt="Bursada dram...Semt pazarlarında yatıp kalkıyor"/> Bursa’da dram...Semt pazarlarında yatıp kalkıyor
Forum: Gündem
Yorum Yorum Yok
Yazar: PeRi
[Resim: 3502550.jpg] Denetimlerde sokağa çıkma kısıtlaması muafiyetini kötüye kullanan 3 bin 787 kişiye idari işlem uygulandığı belirtildi. Tedbirlere aykırı davranan iş yerleri/işletmeler ve kişiler hakkında ise 476 suç duyurusunda bulunuldu. Bakanlık, 100 bin 146 personelden oluşan, 25 bin 269 ekibin görev aldığı gün boyu gerçekleştirilen denetimlerde; 141 bin 611 iş yerinin, 5 bin 510 konaklama tesisinin, 14 bin 941 toplu ulaşım aracının ve 139 bin 695 özel aracın kontrol edildiğini belirtti. İçişleri Bakanlığı, kısmi kapanma sürecinde korona virüs tedbirlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Bu kapsamda 17 Nisan günü tüm il ve ilçelerde ‘Yoğunlaştırılmış Dinamik Denetim' uygulayarak, başta sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamasına yönelik alınan tedbirler olmak üzere işyerleri, konaklama tesisleri, toplu ulaşım araçları ve özel araçlarda denetim gerçekleşti.

Denetimlerde 3 bin 787 kişinin sokağa çıkma kısıtlaması muafiyetini kötüye kullandığı, 206 kişinin Hayat Eve Sığar (HES) kodu veya seyahat izin belgesi olmaksızın seyahat ettiği, 62 konaklama tesisinin Güvenli Turizm Sertifikası olmadığı, 15 konaklama tesisinin sahte rezervasyon veya canlı müzik yayını yaptığı, 105 işyerinin faaliyetine ara verildiği halde açık olduğu, 204 işyerinin açılış-kapanış saatlerine uymadığı, 236 işyerinin salgınla mücadeledeki diğer tedbirlere uymadığı, 29 fırın veya ekmek üretimi yapılan işyerinin tedbirlere uymadığı, 5 bin 252 kişinin tedbirlere aykırı davrandığı tespit edildi. Toplam 524 işyeri/işletmenin tedbirlere uyulması konusunda uyarıldığı denetimlerde 6 bin 871 işletme/işyeri ve kişiye idari işlem uygulanırken, tedbirlere aykırı davranan iş yerleri/işletmeler ve kişiler hakkında toplam 476 suç duyurusunda bulunuldu, 8 iş yerine kapatma cezası uygulandı ve 137 araç da faaliyetten men edildi.

Engin Yağcı
Forum: Gündem
Yorum Yorum Yok
Yazar: PeRi
[Resim: 3744029.jpg] Süper Lig'in 35. haftasında Başakşehir, sahasında Fenerbahçe'ye 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Aykut Kocaman, "Mutlaka puan ihtiyacının gelinen haftalar itibarıyla zirveye yaptığı andı. Rakip tarafın liderin puan kaybıyla motivasyonu üst seviyeye çıktı. Bizim açımızdan son hafta mağlup olduk sonra BAY geçtik. Bugün de Fenerbahçe karşısına çıkarken mutlak en az 1 puan almak, olabiliyorsa maksimuma çıkarmak, kazanmaktı. İki takımın da acil puana ihtiyacı vardı. Maç bu duygularla başladı. Üstümüze geldiler, biz kendi oyunumuzla karşılık verdik. Maçın dengesini değiştirecek en önemli unsur bana göre topun hakimiyeti olarak gözüküyordu. Fenerbahçe son dönemlerde Emre hoca geldikten sonra daha fazla 3. bölgede oynayan bir takım. Dolayısıyla topu verirsek puan almamız riskli bir hale gelecekti. Kendi gücümüzle sahada yer almayı tercih ettik. Maçın önemli kısmında da bunda başarılı olduk. Golü attıktan sonra 5-6 dakikalık süreçte özellikle Fenerbahçe'nin geriye düşmesinden kaynaklanan baskısının artmasıyla telaş yapmaya başladık. Bu da Fenerbahçe'nin bizim sahamızda olmasına yol açtı. Sonra bilindik bir golle üstünlüğümüzü yitirdik. İlk yarı biraz dengeli bitti. İkinci yarıda tekrar öne geçemeden önceki oyuncu tarzımıza döndük. Her an öne geçeceğimizi düşünürken ekstra bir gol, atılış açısında ekstra bir gol oldu. Yine maçı toparlayabilirdik. Mahmut'un atılışından sonra her türlü çabayı göstermemize, penaltı kazanmamıza rağmen daha iyisini yapabilecekken bunula yetinmemize sebep oldu" ifadelerini kullandı.

"3 tane farklı oyuncunun 4 penaltı kaçırması rastlanır bir şey değil"

Göreve geldikten sonra takımın 4 tane penaltı atışından yararlanamamasının baskıyla alakalı olup olmadığı sorusuna Kocaman, “Bu kesinlikle açıklanamaz. Baskı pek çok şeyin açıklayıcı olabilir ama bu kadar olmaz. 4 tane penaltının ardı ardına kaçması, 2 tane de iptal edilen penaltı var, verilen kararlar VAR'dan çok kolay dönmüyor ama hakemler tarafından. 6 penaltının 4'ünün bizim tarafımızdan, 2'sinin VAR'da iptal edilmesi, bizim tarafımdan kaçanlar baskıyla açıklanamaz. Hayatın içinde dönemler var. Fenerbahçe'nin bir sezonda Akhisarspor'a 3 defa yenilmesi gibi bir olay. Bazen bir şeyler arka arkaya geliyor. Giuliano benim gördüğüm en iyi penaltı atan oyunculardan biri. Demba Ba da öyle. 3 tane farklı oyuncunun 4 penaltı kaçırması rastlanır bir şey değil. Çok farklı bir durum, sadece baskı ile değil içinde bulunduğumuz dönemle açıklıyorum. İleride görülecektir ki bu oyuncular kendi ortalamalarının üstünde atmaya başlayacak. Ama bu gerçekten acı verici bir durum" yanıtını verdi.

"Demba Ba'nın olmaması tercih meselesi"

Demba Ba'nın kadroya alınmamasına ilişkin de Aykut Kocaman, "Tamamen bir tercih meselesi. Elimizde 26 oyuncu var. Demba Ba da o oyunculardan biri. Tamamen tercih. Çok fazla irdelenecek bir şey yok” açıklamasını yaptı.

"Ateşin son derece içindeyiz"

Turuncu-lacivertlilerin düşme potasında yer almasının hatırlatılması üzerine deneyimli çalıştırıcı, "7 tane maç var. 5'i etrafımızdaki takımlarla. Bundan sonra telafisi olmayan haftalara girildi. Ateş çemberinin etrafında değil tam içinde Başakşehir. Sezonu şampiyon olarak bitirmiş, Şampiyonlar Ligi'nde başarılı maçlar oynamış, bir takım sıkıntılar yaşadıktan sonra önemli şampiyonluk adaylarından biriyle 10 kişi kaldıktan sonraki süreçte böyle oynamış bir takımız. Hakikaten inanılır gibi değil ama gerçek de bu. Gerçekle baş etmenin yolu durumu kavramaktan geçiyor. Ateşin son derece içindeyiz” şeklinde konuştu.
Forum: Fenerbahçe
Yorum Yorum Yok

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler 246
Son Üye Nadia63a
Toplam Konular 6,397
Toplam Yorumlar 8,297

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 164 aktif kullanıcı var. Bing
(0 Üye - 163 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar

NetCanlı ile Canlı TV Yay...

Son Yorum: Denedimde 5 saat önce

Giresun Haber Sitesi

Son Yorum: nullsix Dün, 07:32 PM

Malta'da Dil Eğitimi Alma...

Son Yorum: nullsix Dün, 06:57 PM

Sosyal Medya Büyümenizi H...

Son Yorum: tovirniers Dün, 03:42 PM

İzmir Psikolog - Veya Psi...

Son Yorum: Backlinkim Dün, 02:13 PM

Ağrı Web Tasarım

Son Yorum: aysuyigiter Dün, 07:06 AM

SMS Onay ile Sanal Numara...

Son Yorum: nullsix 09-15-2026, 09:02 PM

Fethiye Tadilat Rehberi A...

Son Yorum: nullsix 09-15-2026, 08:56 PM

Güzel Sözler Nasıl Seçili...

Son Yorum: nullsix 09-14-2026, 09:47 PM

Yersil İle Uygun Fiyatlı ...

Son Yorum: aysuyigiter 09-14-2026, 06:25 PM