Mustafa Kemal Atatürk,
Bir milletin kaderinin karanlığa teslim edilmek istendiği bir zamanda, sen tek başına bir ışık gibi doğdun.
Yorgun, umutsuz ve sessiz bırakılmak istenen bir halkın içine cesareti, onuru ve yeniden ayağa kalkma inancını sen yerleştirdin.
Sadece cephelerde savaşmadın; cehalete, korkuya ve boyun eğmeye karşı da mücadele ettin.
Biz bugün özgürce konuşabiliyor, düşünebiliyor ve yarınlara umutla bakabiliyorsak, bu senin “imkânsız” denilene meydan okuyan iraden sayesindedir.
Bize yalnızca bir vatan bırakmadın; aklı, bilimi, çağdaşlığı ve insan onurunu emanet ettin.
Bu emanetin ağırlığını hissediyor, her geçen gün seni daha iyi anlıyor ve yokluğunu daha derinden duyuyoruz.
Adın anıldığında kalbimizde bir minnet, gözlerimizde bir saygı beliriyor.
Çünkü sen, bu topraklarda başı dik yaşamanın mümkün olduğunu gösterdin.
Sen, umudun tükenmediğini, bir milletin kaderini kendi elleriyle yazabileceğini kanıtladın.
Bugün huzurunda söz veriyoruz:
Cumhuriyet’ini, ilke ve devrimlerini, hayallerini ve bize bıraktığın aydınlık yolu sonsuza dek koruyacağız.
Seni yalnızca anmakla yetinmeyecek, seni anlayarak ve yaşatarak geleceğe taşıyacağız.
Ruhun şad olsun.
Adın, mücadelen ve bıraktığın iz, bu milletin kalbinde daima yaşayacak.
