You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

1
1
#
Hoş geldin, Ziyaretçi!
Rütbeniz yok.
reklam
Statü: Çevrimdışı
Stil Ayarları
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509603.jpg] Sivas şehir merkezine uzaklığı 136 kilometre olan Gürün ilçesi doğal güzelliklerinin yanı sıra mağaralarıyla da uyarı çekiyor. Takriben 4 bin yıl önce millet tarafından barınmak için kullanıldığı düşünülen mağaralar 5 kattan ve onlarca odadan oluşuyor. İlkel bir apartman görünümündeki mağaralar zamana meydan okurken, koruma altına alınarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Bilimsel araştırma yapılmadığı için bütün olarak hangi tarihte ve kimler kadar oluşturuldukları bilinmeyen mağara şehir, Gürün'ün aşina 4 bin takvim tarihinden daha da eski olabileceği düşünülüyor.

“Mağaradan oluşturulmuş bir apartman”

Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, tarihi mağaraların bir apartman şeklinde olduğunu ifade ederek, “Birkaç konuşmamızda da o cümleyi kurduk. Dürüst söylüyorsunuz. Bugünkü inşaat sektöründe kat kat evler çıkıyor, mağaraya da baktığınız süre o günkü apartman diyelim, mağaradan oluşturulmuş bir apartman. Bugünün şartlarında orada nasıl yaşanır beynimiz, hafızalarımız almıyor fakat zamanın insanları orada yaşayan. Nereden girdiler nereden çıktılar bilemiyoruz. Ama kat kat apartman olmuş. Bugün okuduğumuz bilgilerle değerlendirdiğimiz zaman 3 bin, 4 bin, 5 bin yıllık deyin. Elde hakikaten bu konuda ilmini tamamlamış mühendisiydi bu ile hasbihal etmiş bilgi sahibi olan halk müziği göre da sunulmuş şu tarihten kalma diye bir bilgi değil fakat ben tarihçilerimizi Gürün'e ağırlama ediyorum. Gelsinler bilgi dağarcıklarında ellerinde fakat vasıta ve gereçlerle nasıl bir tahlil yapılacaksa o incelemeyi yaparak mağaraların tarihi ile ilgili bilgi sunarlarsa biz bütün dünyaya duyurmuş oluruz” dedi.

Yasin Kayacı - Mustafa Koçyiğit

 

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509698.jpg] Adana'da korona virüs vakalarındaki çoğaltma endişeye neden olmaya devam ediyor. Sağlık Durumu Bakanı Fahrettin Koca da dün sosyal ağ hesabından yaptığı açıklamada, “Adana, Hatay, Mersin, Samsun ve Kastamonu valilerimiz, il sağlık müdürlerimiz ve halk sağlığı başkanlarımızla il toplantılarımızı tekrarladık. Sırasıyla Adana, Hatay, Mersin ve Samsun yüksek risk aşağı. Son haftada Adana'da olgu artışı yüzde 50, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 79. Hatay'da yükselme yüzde 125, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 86. Mersin'de artış yüzde 50, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 74. Samsun'da yükselme yüzde 35, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 81. Kastamonu'da çoğaltma yüzde 50, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 74” ifadelerini kullandı.

Adana'daki korona virüs vakalarındaki artış Afiyet Bakanlığının HES mobil uygulamasına da yansıdı. Adana'nın tehlike haritasında kentin hemen hemen tamamında 'yüksek risk' anlamına gelen kırmızı renge boyandığı görüldü. Adana'da genellikle maske zorunluluğuna uyulduğu gözlenirken, semt pazarları gibi toplu alanlarda sosyal mesafe kuralına dikkat edilmemesi ise üzüntü oluşturuyor.

[IMG]cdn.iha/Contents/pool_file/2020/50/28787_aw184268-09.jpg[/IMG]

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509599.jpg] İzmir ve Ege genelinde, hava sıcaklığındaki gece ve gündüz farkının arttığı bugünlerde, rüzgarın da olmamasından meydana gelen basınç farkı nedeniyle hava kirliliği problemi yaşanıyor. Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Hava Kalitesi İndeksi verilerine kadar; bilhassa havadaki çapı 10 mikrometreden ufak partiküler madde (PM10) değerlerinin, tüm Ege kentlerinde kasım ayı başından itibaren sınır değerleri kimi saatlerde aştığı, çoğunda da ortalamanın hudut değerin üstünde olduğu görülüyor.

Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Levent Bilir, en önemli önlemin, çevreci enerji kaynaklarına yönelmek ile enerjiyi bereketli ve tasarruflu kullanmak olduğunu belirtti.

Dr. Levent Bilir, "İzmir ve Ege, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı açısından büyük potansiyele sahip. Sadece rüzgardaki potansiyeli kullanarak Ege Bölgesinin toplam enerji tüketiminden daha fazla enerji üretmek mümkün. İzmir, Türkiye'nin güneş kapasite oranı en yüksek alanı olan ikinci il. Jeotermal ve biyogazdan elektrik üretimi için de büyük bir potansiyele sahibiz. Biyogazda, yaklaşık 2 bin 500 konutun 1 aylık tüketimine benzer değerinde olan potansiyele sahip İzmir'de, mutlaka çöpten enerji seçeneği de hayata geçmeli. Pak enerji kaynakları kullanılırsa hava kirliliği sorunu zaten kendiliğinden çözülür" dedi.

Ege Bölgesi, kasım ayı başından itibaren hava kirliliğiyle karşısında karşıya kaldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, ülke genelindeki istasyonlardan alınan değerleri anlık olarak yayınladığı "Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı" verilerine kadar; Ege'de çoğu istasyon raporlarında özellikle insan sağlığına olumsuz etkileri bulunan partiküler madde (PM10) sınır değerlerinin birçok kere aşıldığı görüldü. Ege'de, ölçüm yapılan istasyonların 1 Kasım'dan 7 Aralık'a dek olan saatlik verilerine tarafından; PM10 miktarlarının sınır değerleri birçok defa aştığı uyarı çekti. Sınır değeri, 24 saat ortalaması 50 mikrogram/metreküp olması gereken PM10 değerleri, saatlik olarak yapılan ölçümlere tarafından en yüksek, İzmir Alsancak'ta 488,87, Çiğli'de 386,78, Güzelyalı'da 360,56, Şirinyer'de 248,57, Bayraklı'da 264,15, Gaziemir'de 211,52, Karşıyaka'da 206,95, Bornova'da ise 156,89 olarak ölçüldü.

PM10 değerleri tekrar saatlik olarak en yüksek Afyon'da 200,86, Aydın'da 325,69, Balıkesir'de 473,32, Balıkesir merkez (MTHM) istasyonunda 420,91, Denizli Merkezefendi'de 433,13, Denizli Bayramyeri'nde 329,25, Manisa'da 70,17 ve Muğla'da 209,52 olarak kayıtlara geçti. 1 Kasım - 7 Aralık arasındaki süre diliminin 24 saatlik ortalamasına bakıldığında ise PM10 miktarı oranının, Afyon, Balıkesir, Denizli, İzmir Alsancak, Gaziemir ve Şirinyer ile Muğla'da hudut değerinde olan 50'nin aşıldığı görüldü.

Partikül madde nedir?

Partiküler maddeler (PM), hava içerisinde asılı olarak bulunan katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan, yaygın hava kirletici olarak biliniyor. Partiküler maddelere keza kısa keza de uzun dönemde maruz kalmak, solunum, kalp damar hastalıkları, astım atakları, solunumla ilgili rahatsızlıklar ve akciğer kanserinden ölümlerde artışa yol açıyor. Dünya Afiyet Örgütü, 'PM10' için yıllık hudut değeri 20 mikrogram/metreküp, 24 saatlik hudut değeri ise 50 mikrogram/metreküp olarak belirmiş durumda.

Peki çözüm önerileri neler?

Dr. Levent Bilir, hava kirliliğinin önlenmesi için ilk önce rüzgar, güneş, jeotermal ve biyogaz kaynaklı enerji kaynakları ile doğal gazın kullanımının artması gerektiğini ifade etti. Bunun için devletin değişik teşvik programları hazırlamasının yardımsever olacağını belirten Bilir, "Bilhassa göç alan şehirlerde nüfusun artması nedeniyle plansız şehirleşme ve yeşil alanların azalması da hava kirliliği açısından olumsuzluk oluşturuyor. Sanayileşmenin şehre yakın yerlerde bulunması ve trafikteki vasıta sayısının fazlalığı da hava kirliliğinin insan sağlığı için ciddi problemler oluşturabilecek boyutlara ulaşmasında etmen" dedi.

Meteorolojik etkenlerin de negatif etkiyi artırdığını kaydeden Levent Bilir, "Yüksek basınç etkisiyle benekli hava yükselip dağılamadığı için zehirli gazların ve partiküler maddelerin yere doğru çöktüğü gözleniyor. Fosil yakıtların yakılmasıyla, havaya karbon dioksit, karbon monoksit, azot oksit, kükürt dioksit gibi gazlarla birlikte partiküler kirleticiler de yayılıyor. Bilinçsiz yakacak ve kalitesiz kömür kullanımı, doğalgaza geçiş imkanı olup da hala katı yakacak seçim eden merkezi sistem binalar, kaloriferlerin ehil kişiler tarafından yakılmaması, bacalarda filtre sisteminin bulunmaması gibi etkenler de bunu artırıyor" diye konuştu.

Uzmanlar, hava kirliliği azaltmak için yapılması gerekenler şöyle açıkladı:

"Yenilenebilir enerji kaynaklarını uygulamak, nitelikli, ısıl değeri yüksek ve daha eksik hava kirliliğine neden olacak yakıtları yeğlemek, SO2 ve partikül madde emisyonu oluşturmadığı için jeotermal enerji kullanımını artırmak, sıcak su üretimi için güneş enerjili ısıtma sistemlerini seçmek, binalarda ısı yalıtımı gerçekleştirmek, ortam sıcaklığını gereğinden fazla yükseltmemek, kaloriferlerin eğitimli kişilerce yakılması, periyodik bakım yaptırılması, bacaların zamanında temizliği, kömür depoları ve kaloriferli apartmanların denetim altına alınması ile düşük kalite yakacak kullanımını alıkoymak, mümkünse doğalgaz dönüşümlerini karşılamak, şehirdeki yeşil alanları genişletmek, enerjiyi bereketli ve tasarruflu göstermek."

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509622.jpg] Kozan'ın Yardımcı Mahallesi'nde turp, ıspanak ve marul ambalajlama tesisi kuran Adnan Özdemir, 80 kişiye istihdam sağlarken çevresinde ekilmedik arazide bırakmadı. Evine 20 kilometre uzaklıktaki Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki turp üretimini Kozan'daki arazilerde de deneyen Özdemir sıfırdan başladığı üretim ile acilen ilçenin tek üreticisi oldu.

Asıl mesleğinin muhasebecilik olduğunu belirten Özdemir, "Çiftçiliği tarımı sevdiğim için bu işe devam ettim. Sıfırdan başladım. İşimi takip ederek severek başladım. İyi yaptığımı gören duyan geldi. Suyu eksik olan arazileri kiraladım. Kendi arazilerim değil hepsi kiralık. Damlama sulandırma ile yazın darı, yalnızca buğday ekilen arazileri ıspanak, turp, marul ekerek değerlendirdim. Sıradan 800 ton ıspanak, bin ton turp üretimi oluyor. 5 ay her tarafında istihdam sağlıyoruz. Bir gün evvelden gelen siparişleri paketliyorum. Doğudan batıya ürün gönderiyoruz” dedi.

"Pandemide sevkiyatlar düşmedi"

Vitamin deposu olan turp ve ıspanağın pazar ağında sorun olmadığını söyleyen Özdemir, “En ucuz yiyecek maddesi, vatandaş bol bol yesin. Pandemide işimiz düşmedi. Lokantalar kapandı lakin tüketim azalmadı. Pazarlamada sorun olmadı” diye konuştu.

Şikayet ederek değil mücadele ederek para kazanılacağını açıklayan Adnan Özdemir, “Bölgemizdeki çoğu çiftçimiz kendi arazisini işlemiyor kira yöntemi ile çiftçilik yapıyor. Herkes kahvede evde oturup beklemesin çaba koşul. Bu bize havadan gelsin deyince bu meslek olmaz. Çaba etmek zorunlu. Bu işi sevdiğim için yapıyorum. Bu hasat ürünleri yok araziyi gezerken aldığımız zevk öbür. Müşterilerin mutlu olması bizi de mutlu ediyor" dedi.

"İnsanlar kendine bir gaye koysun buna ulaşmak için mücadele etsin" diyen Özdemir şunları kaydetti:

"Her şeye bir gerekçe mazeret olmaz bu acizliğin işareti. Bölgede pırasa işi değil buna girmedik. Çünkü ben hepsini yapabilirim ama onu da başka arkadaşlarım yapsın. Gelir paylaşıldıkça güzel. Herkesin bundan bir menfaat sağlamasını istiyorum. Komşularıma söyledim bunu bile yaptıramıyorum. Topraklarımız için bütün ürünler uygun."

Beril Solmuşgül - Emre Bozdemir

 


iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509702.jpg] İçişleri Bakanlığı genelgesiyle korona virüs salgını tedbirleri dahilinde 81 ilde bildiri edilen, cuma günü saat 21.00'da başlayan hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasının bugün saat 05.00 itibariyle sona ermesinin peşinde Diyarbakır'da haftanın ilk meslek gününde yoğun trafik yaşandı. Vatandaşların, korona virüs tedbirlerini alarak işlerinin yolunu tuttuğu görüldü.

Rıdvan Kılıç

 

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509707.jpg] Takriben 6 yıl önce 14 yaşında iken terör örgütü PKK'ya katılan ve hakkında 'silahlı terör örgütüne aza olma' suçundan aranma kaydı bulunan bayan terörist Şırnak'ta emniyet güçlerine teslim oldu. Buradaki işlemlerinin gerisinde kadın terörist, Batman İl Güvenlik Müdürlüğüne getirildi.

Batman Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütü içerisinde etkinlik gösteren örgüt mensuplarının teslim olması amacıyla aileleriyle Batman Terörle Çaba ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince 2019-2020 yılları arasında sürdürülen ikna çalışmalarında, 2014 yılında terör örgütüne katılan hakkında 'silahlı terör örgütüne aza olma' suçu kapsamında aranma kaydı bulunan kadın örgüt mensubunun 5 Aralık 2020'de tarafımızca Şırnak Terörle Uğraş Şube Müdürlüğüne teslim olması sağlanmıştır. Şırnak Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerinden 6 Aralık 2020'de teslim alınan örgüt mensubunun Batman İl Emniyet Müdürlüğünde ailesi ile buluşması sağlanmıştır.

Kadın örgüt mensubu ile yapılan ilk görüşmede 14 yaşındayken dağıtılmış vaatlerle kandırılarak PKK/KCK silahlı terör örgütüne katıldığını, örgütün yaşı minik çocukları kandırarak örgüte katılmalarını sağladığını, örgüt hakkında anlatılanlar ile dağdaki yaşamın bağdaşmadığını, örgüt içerisinden kaçmaya karar verdiğini ancak örgütün baskısı nedeniyle harekete geçemediğini, zor şartlar altında örgütten kaçmayı başararak Batman Emniyet Müdürlüğü yoluyla emniyet güçlerine teslim olduğunu, kendisi gibi terör örgütünden kaçma arayışında olan birçok örgüt mensubu olduğunu, bu arayış içerisin de olanların korkmamaları gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendisini fazla sıcak karşıladığını, sömürgeci devletlerin ya da güçlerin maşası olarak kullanıldıklarını bu sebeple ailelerin çocuklarına sahip çıkmaları gerektiğini demeç etmiştir. Teslim olan bayan örgüt mensubu gerekli adli tahkikat yapılmak üzere Diyarbakır'ın Silvan İlçe Güvenlik Müdürlüğü görevlilerine teslim edilmiştir" denildi.

Osman Arslan

 

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 3509653.jpg] İçişleri Bakanlığının pandemiyle çaba dahilinde çıkardığı genelge gereğince, şehir içi toplu ulaşımda HES Kodu kontrolü dönemi başladı. İzmir Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun aldığı karar gereğince de İzmirim Kartların bireysel HES kodlarıyla eşleştirilmesi gerekli ülkü getirildi. 30 Ekim'de başlayan kullanım dahilinde, toplu ulaşımdan bedava yararlanan 65 yaş üstü ile engelli vatandaşların da kişiselleştirilmiş (fotoğraflı) İzmirim Kart çıkarması gerekliliği doğdu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, bu gruplardaki vatandaşların, kart merkezlerine akın etmesi üstüne ortaya çıkan sağlığa zararlı görüntüler üstüne, bilhassa engelli bireylerin işlemlerini kolaylaştırmak ve hız yapmak namına harekete geçti. Aile, Alıştırma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yazılan yazı, İzmir Valiliği kanalıyla sunuldu.

Şahsen başvuru yoğunluk oluşturdu

Engellilere, elektronik ortamda daha süratli ve basit hizmet verebilmek namına, ulusal özürlüler veri tabanının ESHOT'a açılması talebi iletildi. Yazıda, engelli raporlarının görülmesi gerekliliği sebebiyle bana kalırsa uygulama içerlemek zorunda kalındığına dikkat çekildi. İşlemin elektronik ortamda yapılamaması nedeniyle keza engelliler keza de kurum personeli açısından meslek gücü ve zaman kaybı yaşandığı; bunun da uzun kuyruklara neden olduğu vurgulandı. Bu tablonun, sıhhat açısından doğurduğu risklere de bilhassa dikkat çekildi.

 

iha
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: makale.png]Cad-sırça diş hekimliği, özel bir kamera yoluyla ağızdan alınan digital ölçülerin, yedek laboratuvarında tekrar digital olarak restorasyon haline getirilip üretilmesidir. Bilgisayar destekli işleme tezgahında şekillendirilen restorasyon hekim kadar hasta ağzına takılır. Bir Takım diş kliniklerinde sadece kamera varken, bazılarında da kamera ve zorunlu cihazlara sahip laboratuvar vardır. Sadece kamera olan diş hekimlerinde bile mesela bir kaplamanın hasta ağzından ölçü alındıktan sonra restorasyonun hasta ağzına takılması en fazla bir gün sürerken laboratuvara da sahip olan diş kliniklerinde ise takriben 2-3 saat içerisinde operasyon tamamlanabilmektedir. Yani CAD-SIRÇA sistemlerine ve laboratuvarına sahip bir diş kliniğinde bir kuron, inlay-onlay veya lamine işlemleri takriben 2-3 saatte tamamlanabilmektedir. Bu işlemin avantajları aşağı sıralanmıştır :

İşlem çok kısa sürdüğünden bilhassa zamanı kısıtlı hastalar için fazla uygundur,

İmalat digital teknoloji ile yapıldığından hastaya imalat öncesinde bilgisayarda üretilmiş tasarım gösterilebilir,

Kullanılan porselen, fabrikasında evvelden pişirildiğinden malzeme yoğunluğu son derece sağlam bir karakterdedir, alışılmış laboratuvarlarda pişirilen porselen kuronlarla kıyaslanamayacak derecede sağlamdır

Estetik ve simetri açısından netice son derece memnuniyet edicidir.

İstanbul Dişçi uzmanlarına gelmek icin tıklayın!

doktorsitesi
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: makale.png]Cad-Sırça bilgisayar destekli diş tasarımı ve uygulaması demektir. CadSadcomputer aided design) ingilizce kelimesinin kısaltması olup bilgisayar destekli tasarım, camSadcomputer aided manufacturing) ingilizcesinin kısaltmasıdır.Onun da anlamı bilgisayar destekli imalattır. Yani sözün özü ağızda herzamanki yöntemlerle küçültülen dişleri ağız içi özel kameralarda 3 boyutlu görüntüsünü alıp, bilgisayarda üstüne gelecek porseleni tasarlayıp, özel kazıyıcı makinesi ile zirkon yada porselen bloklardan işleme yönteminin bütününe denir.

CAD-SIRÇA Hangi Durumlarda Uygulanır?

Bulantı refleksi nedeniyle ölçü aldırmaktan çekinenler

Kısıtlı zamanı olan süratli sonuç edinmek isteyen hastalar

Yapılacak kaplamalarıyla ilgili estetik vesvese yaşamış hastalar

Standart kaplamalarda olan prova aşamalarını atlamak isteyen hastalar

CAD-SIRÇA Uygulaması Nasıl Yapılır?

1.Ağız İçi Hazırlıklar

Bu kısım standart kaplama yapılan hastalarla benzerlik gösterir. İlk evre da ilgili dişler uyuşturulur. Ardından dişler etrafından bir frez yardımıyla gezilerek ilgili dişler üstüne porselen yada zirkon gelebilecek şekilde küçültülmüş olur. Bu işlemin sıradan süresi 45 dakikadır. Küçültülen diş sayısına kadar vakit kısalır yada uzayabilir.

2. Ölçü

Cad-sırça sistemlerinde bu aşamadan itibaren farklılık başlar. Standart porselen yapımında ağız içi kaşıklarla hamur kıvamında bir malzemeyle dişlerinin kalıbı çıkarılır. Daha Alçak ve üst çenenin kalıplarının alınması gereken bu yöntemle işlem 2-3 kez tekrarlanır. İşte bulantı refleksi olan hastalarda eziyete dönen bu faz,cad-sırça sistemlerinde adamakıllı bitirilmiştir. Kalem şeklindeki bir aparatla(kamera) ilgili diş yüzeylerinde irrite etmeden gezilerek ağız içinin görüntüsü bilgisayar ekranına 3 boyutlu olarak aktarılır. Aynısı daha alçak çeneye de yapılır.İşlem yaklaşık 10 dakikadır.

3. Tasarım

Bu aşamada hasta olaya dahil değildir. Ağız içinden alınan 3 boyutlu görüntüler tasarım bilgisayarına aktarılır. Üzerine gelecek

porselen yada zirkon dişin formu, boyutları, alt çeneyle ilişkisi, dişeti ilişkisi gibi bir çok parametreye bakılır ve oluşan kaplamalar istiyorsa bu aşamada hasta çağırılıp bilgisayar ekranında 3 boyutlu gösterilir. Estetik kaygısı olan hastalarda standart yöntemde gelen kaplama dişler bütün bir süpriz olabileceği için cad-sırça sistemi bu açıdan tekrar avantajlıdır.

4. Kazıma (Kazıma Videosu)

Tasarım ekranında oluşturulan veriler kazıma makinesine aktarılır.İstenilen kaplamalar makinedeki zirkon yada porselen bloklardan kazınır. İşlem süresi adeta aza başı 12 dakikadır.

5. Sinterizasyon ve Glaze işlemleri

Bu evre kazıyıcıdan çıkan porselen yada zirkonları daha dayanıklı ülkü getirmek için sinterizasyon, adi diş parlaklığında olması için de glaze işlemlerinden geçilir. Toplam zaman en fazla 1buçuk saattir.

Toplam olarak yapılan işlemler 1 günü bulmadan biter. Ertesi gün hastaya teslim edilebilir. Olağan yöntemlerde bu vakit 1-1,5 haftadır.

Cad-Sırça Sisteminin Avantajları

Cad-sırça sisteminin hassasiyeti mikron düzeyindedir. Hata payını buyüzden neredeyse sıfıra indirir.

Tasarım aşamasında bir çok detayı daima kontol etmek mümkündür. Üretimin kalitesini arttırır.

Bulantı refleksi olan hastalarda kurtarıcıdır. Ölçü almaya gerek kalmaz.

Estetik kaygısı olan hastalarda başarılı bir yöntemdir. Çünkü çıkan meslek süpriz olmaz öncesinden görülebilir.

Ağız içini birerbir taklit edebildiği için yapılan kaplamalarda kapanış bozuluğuna yada yüksekliğe sebep olmaz. Yapılan dişler ağız ortamına tam uyumlu olduğu için dayanıklılığı ve ömrü de artacaktır.

Cad-Sırça Sistemi Dezavantajları

Neredeyse hiçbir dezavantajı bulunmamaktadır. Çabuk,pratik,ahenkli, nitelikli işler yaratmasıyla standart sistemden kat be kat avantajı bulunmaktadır.

Cad-sırça mi Yoksa Alışılagelmiş Yerine Geçen Kimse mi?

Vakit sıkıntısı olan, midesi bulanan, estetik olarak şüpheleri olan hastalara cad-cam,Pahada birazcık daha fazlasını saptamak istemeyen hastalara bayağı yerine geçen kimse daha avantajlı olacaktır.

Bursa Dişçi uzmanlarına varmak icin tıklayın!

doktorsitesi
Yorum Yorum Yok
Yazar: Hayalet
[Resim: 1881.jpg]Ca 15-3 ve meme kanseriCA 15-3, MUC-1 geninin ürünü olan bir protein olup, hücrelerin birbirine tutunması, bağışıklık ve metastazdan sorumludur. Sağlam meme dokusuna kadar, MUC-1 geni kanserli meme dokusunda daha yüksek konsantrasyonda bulunur. böylece, bu genin ürünü olan CA 15-3 proteini meme kanserinde en sık kullanılan serum işaretidir. Serumda ölçülen konsantrasyonu >25 U/ml ise yüksek kabul edilir.

Serum CA 15-3 düzeyi, meme kanserli hastaların ortalama yalnız %31'inde yüksektir.

Peki neden hepsinde değil?

Çünkü CA 15-3 düzeyi tümör kütlesinin büyüklüğü ile orantılıdır: Faz 1'deki, yani tümörün 15 mm'den küçük olduğu hastaların yalnız %5'inde yüksek bulunurken, Aşama 2'deki hastaların %29'unda, Faz 3'teki hastaların %32'sinde, Safha 4'deki, yani organ metastazları olan hastaların %95'inde yüksektir. Tümör kütlesinin büyüklüğü ile ilişkisinden dolayı, CA 15-3'ün meme kanserli hastalarda yüksek bulunması çoğunlukla hastalığın kötü gidişatına işarettir.

Meme kanserli hastalardaki serum CA 15-3 düzeyi çare öncesinde ve çare sonrası takiplerde farklı anlamlar taşır:

(1)Çare öncesinde: CA 15-3'ün 40 U/ml üstünde olması, kaide olmamakla birlikte, bitkiler kütlesinin büyük, ur hücrelerinin saldırganlığının (grade) yüksek olduğunu, lenf nodlarına yayılım olduğunu, steroid reseptörlerinin (östrojen ve projesteron reseptörleri) olumsuz olduğunu, yani hastalığın ileri aşama olduğunu düşündürür.

Meme kanseri tanısı konan her hastada tedavi öncesinde CA 15-3 bakılmalıdır!. çünkü çare öncesi değerlerin tedavi sonrası dönemde referans olarak kullanılması gerekmektedir.

(2)Çare sonrası takiplerde CA 15-3, bölgesel nükslerin ve uzak metastazların araştırılmasında yararlıdır. Yöresel nüks (meme ve çevresi, mesela göğüs duvarı) tespit edilen meme kanserli hastaların %7'sinde, diğer organlarda metastaz saptama edilen meme kanserli hastaların ise %95-96'sında CA 15-3 düzeyi yüksek bulunmaktadır. CA 15-3 düzeyi 86 U/ml üzerinde olduğunda organ metastazı olasılığının %100 olduğu bildirilmiştir.

Meme kanserinde organ metastazları en çoğunlukla kemikler, akciğer ve karaciğerde beklenir. CA 15-3'ün yüksek olduğu takdirde kemik sintigrafisinde çoğunlukla kemik metastazı gösterilir oysa CA 15-3'ün olağan olması kemik metastazı olmadığı anlamına gelmez. Kemik sintigrafisi adi ve CA 15-3 düzeyi de sıradan ise kemik metastazı olmadığı söylenebilir. Diğer bir deyişle, CA 15-3 düzeyi tayini kemik sintigrafisinin yerini tutamaz ama kemik sintigrafisi yapılamayacak ise kemik metastazı olasılığının değerlendirilmesinde yardımcı olabilir.

Meme kanserli hastada tedaviye başlandıktan sonraki birkaç hafta içinde CA 15-3 düzeyinin artması beklenen bir durumdur ve hastalığın ilerlediği biçiminde yorumlanmamalıdır!

Çare sonrası takipte, CA 15-3 düzeyinin vakit içinde tedricen artması ya da azalması, tek bir CA 15-3 değerine kadar çok daha anlamlıdır. Tedricen artma hastalığın ilerlediği (nüks ya da uzakta organ metastazı), tedricen azalma ise hastalığın gerilediği (tedaviye yanıt alındığını) anlamına kazanç. Ardışık ölçümlerde CA 15-3 düzeyinde önceki değere kadar %25'den daha yüksek oranda çoğaltma hastalığın ilerlediğini, %25'ten daha yüksek oranda azalma hastalığın tedaviye yanıt verdiğini (gerilediği), %25'ten daha eksik oranda azalma ise hastalığın stabil kaldığını düşündürür. Tabii fakat bu dönemde bulunun CA 15-3 yüksekliklerinin manalı olabilmesi için tedavi öncesindeki CA 15-3 düzeylerinin bilinmesi ve referans alınması gereklidir! Tedavi öncesinde bakılmamışsa, CA 15-3'ün tedavi sonrası takipte kullanılabilmesi fazla zordur!

Organ metastazı olan hastalarda CA 15-3 fazla (>25 U/ml) ise 1 ay sonraki testte büyüme olasılığı %52, 3 ay sonraki testte büyüme olasılığı %85, 6 ay sonraki testte büyüme olasılığı ise %96'dır. Yani, meme kanseri tedavisi sonrası takipte olan bir hastada testin 1 aydan önce tekrarlanması öyle manalı değilken, 6 aydan uzun deneme aralıkları da uygun görünmemektedir.

Tedavi sonrası takipte CA 15-3 genelde CEA ile birlikte kullanılır ise de hassasiyeti CEA'dan daha yüksektir.

CA 15-3, MEME KANSERİ TARAMASINDA KULLANILMALI MI?

CA 15-3 organa spesifik (özgül; seçici) bir antijen olmadığı gibi yalnız kötü huylu hastalıklara (kansere) da spesifik değildir. Yani, iyi ya da kötü huylu diğer organ hastalıklarında da CA 15-3 düzeyi yükselebilir (yumurtalık kanserinde %46, karaciğer kanserinde %43i, akciğer kanserinde %26 çoğunlukla, karaciğer sirozu, sarkoidoz, verem ve SLE-sistemik lupus eritomatosis- gib hastalıklarda %7-17 aralarında değişen sıklıklarla…). İyi huylu meme hastalıkları olan bireyler arasında %9 sıklıkla CA 15-3 düzeyi yüksek ölçülür. Bundan Başka, adamakıllı dinç bireylerin %2 kadarında da CA 15-3 düzeyi yüksek bulunur.

böylece, hiçbir şikayeti ya da bulgusu olmayan sağlıklı kadınlarda, örneğin rutin menopoz takipleri esnasında meme kanseri tarama metodu olarak kullanılması yanlıştır!

Ailesinde meme kanseri olması sebebiyle yüksek tehlike grubunda olan kadınlarda da CA 15-3'ün tarama metodu olarak kullanılması yanlıştır!

Ankara Radyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

doktorsitesi
Yorum Yorum Yok

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler 246
Son Üye Nadia63a
Toplam Konular 6,384
Toplam Yorumlar 8,284

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 319 aktif kullanıcı var. Baidu, Bing, Google
(0 Üye - 316 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar

Avrupa Yakası'nda Özel Di...

Son Yorum: tovirniers 9 saat önce

Keçiören Beyaz Eşya Tekni...

Son Yorum: aysuyigiter 11 saat önce

Keçiören Beyaz Eşya Tekni...

Son Yorum: aysuyigiter Dün, 08:32 AM

Doğru Sms Onay Sitesi Nas...

Son Yorum: nullsix 09-12-2026, 09:50 PM

Bursa Fizik Tedavi Merkez...

Son Yorum: aysuyigiter 09-12-2026, 08:37 AM

Ev Kapısı Nasıl Açılır? A...

Son Yorum: emek.gazi.çilingir 09-09-2026, 10:08 PM

Saf Su Arıtma Cihazı Nedi...

Son Yorum: gunsal 09-09-2026, 04:34 PM

OSCP, OSAI, CPTS, CRTO, a...

Son Yorum: tovirniers 09-09-2026, 03:47 PM

İzmir Asus Teknik Servisi

Son Yorum: Backlinkim 09-09-2026, 12:30 PM

İzmir Tıkanıklık Açma ve...

Son Yorum: nullsix 09-08-2026, 07:20 PM