www.ForumKi.Com - Yeni Temamız İle Daha Büyük Bir Aileye
www.AyFM.Net - Sanal Radyo Müzik ve Arkadaşlık Platformuna Sizleride Bekliyoruz
Yazar:
eFe
![[Resim: fws6hfv.png]](https://i.hizliresim.com/fws6hfv.png)
Devran’a Vefa: Faniliği Hatırlatan Bir Ses, Mircte’nin Kadim Gönlüne Düşen Rahmet İzleri
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.”
(Ankebût, 57)
Hayat, insanın kendisine ait sandığı ama aslında emanet olarak taşıdığı bir yolculuktur. Nefes emanet, zaman emanet, dostluk emanet… Ve her emanet vakti geldiğinde sahibine geri verilir. Bazı insanlar bu dünyadan sessizce geçer, bazıları ise arkalarında silinmeyen izler, hayırla anılan hatıralar, gönüllerde yaşayan bir ses bırakır. Mircte.org’da 20 yıl boyunca görev yapmış, be_la ve dj-devran nickleriyle tanınan Devran da işte o güzel iz bırakanlardan biriydi.
Onun gidişi sadece bir kullanıcının eksilmesi değil; bir ortamın neşesinin azalması, bir dost halkasının bir parçasının ayrılması, bir sesin susmasıydı. Fakat mümin bilir ki ölüm bir son değil — dönüştür. Bu yazı, Devran’ı hayırla anmak, onu İslami bir vefa diliyle yad etmek ve geride kalan hatıralarını dua ile yaşatmak için kaleme alınmış bir rahmet yazısıdır.
Dünya Bir Durak, İnsan Bir Yolcu
İnsanın bu dünyadaki varlığı bir gölge gibidir. Güneş kayınca gölge de kaybolur. Nice güçlü sesler sustu, nice kalabalıklar dağıldı, nice isimler unutuldu. Ama bazı insanlar vardır ki hatırası unutulmaz; çünkü sadece yaşamamış, iz bırakmıştır.
Devran, dijital bir ortamda bile gerçek bir insan duruşu sergileyenlerdendi. Günümüzde sanal alanlarda maskeler çoğalırken, o maskesizdi. Olduğu gibiydi. Samimiydi. İçtendi. Gösterişten uzak, muhabbetten yana bir tavrı vardı.
Onun varlığı, bize şunu hatırlatıyordu:
Mekân sanal olabilir ama ahlak gerçektir.
Hizmetin Sessiz Hâli: 20 Yıllık Sadakat
Bir ortamda 20 yıl kalmak, sadece zaman geçirmek değildir. Bu; sabırdır, sadakattir, bağlılıktır. İnsan ancak sevdiği yerde uzun süre kalır. Devran’ın Mircte’deki varlığı, kuru bir görev süresi değil, bir hizmet süresiydi.
Hizmet; alkış beklemeden yapılan iştir. Görünmeden katkı sunmaktır. Sorun çözmek, ortamı korumak, insanları bir arada tutmaktır. O, bunu gürültüyle değil sükûnetle yaptı.
İslam’da hizmet eden öne çıkmaz; işini öne çıkarır. Devran da böyleydi. Adını büyütmeye değil, bulunduğu ortamı güzelleştirmeye çalıştı. Bu da onun niyetinin temizliğine işaretti.
Edep ve Mizahın Birlikte Yaşadığı Karakter
Gülmek ve güldürmek sünnettir. Fakat İslam, mizahın da ölçülü olanını sever. Devran’ın şakacı mizacı, işte bu ölçüyü taşırdı. Güldürürdü ama küçültmezdi. Takılırdı ama incitmezdi.
Onun mizahı:
Alaycı değildi
Kırıcı değildi
Aşağılayıcı değildi
İnce ve zarifti
Bir ortamda mizah edebi koruyorsa, o mizah hayır taşır. Devran’ın şakaları da hayır taşırdı. Nice gergin anı yumuşattı. Nice kırgınlığı gülümsemeye çevirdi.
Peygamber Efendimiz (sav) de latife ederdi ama hep doğruyu söylerdi. Devran’ın mizah anlayışı da yalansız ve temizdi. Bu yönüyle o, neşeyi bile edeple taşıyan biriydi.
Dj-Devran Yayınları: Eğlenceden Öte Bir Hatırlatma
Dj-devran yayınları sıradan bir müzik akışı değildi. Orada sadece parçalar değil, duygular akardı. Onun yayın çizgisinde bir derinlik vardı. Bunu en çok hissettiren şey ise zaman zaman yayınlarında yer verdiği sela ve manevi ezgilerdi.
Sela, ölümü hatırlatır. Ölüm ise insanı kendine getirir. Bir DJ yayını içinde sela çalmak, sıradan bir tercih değildir — bu bir bilinçtir.
Sanki şöyle derdi:
“Müzik dinle ama ölümü unutma.
Gül ama faniliği hatırla.”
Bu yönüyle yayınları sadece eğlence değil, tefekkür alanı da olurdu. Dinleyenler bazen sustu, bazen düşündü, bazen içinden dua etti.
Bir yayının insana ölümü hatırlatması, o yayının sıradan olmadığını gösterir.
Dostluk: Allah İçin Kurulan Bağ
İslam’da dostluk menfaatle değil, muhabbetle kurulur. En kıymetli dostluk, Allah için olan dostluktur. Yani çıkar bitince bitmeyen bağ…
eFe ile Devran arasındaki dostluk, yılların içinden geçerek güçlenmiş bir bağdı. Birlikte geçirilen sayısız saat, sohbet, yayın, muhabbet… Bunlar sadece zaman değil; bağ kuran anılardı.
Gerçek dost:
Uzakken de yakındır
Sessizken de hissedilir
Konuşmasa da anlaşılır
Onların dostluğu, nick ötesi bir dostluktu. Dijital başlayan ama kalbe yerleşen bir bağdı.
Hadiste buyrulur ki:
“Allah için birbirini sevenler, arşın gölgesinde gölgelenecektir.”
Ne güzel bir temenni olur: Bu dostluğun o gölgeye vesile olması…
Ölüm: Yokluk Değil Kavuşma
İman eden için ölüm karanlık bir yokluk değil, rahmete açılan kapıdır. Devran’ın gidişi ani olabilir, erken hissedilebilir, zor gelebilir — ama vakitsiz değildir. Çünkü mümin bilir: Ecel şaşmaz.
Sebep ne olursa olsun, sonuç aynıdır:
Kul Rabbine döner.
Bizler sebebi konuşuruz. Hikmeti ise Allah bilir. Bu yüzden ölüm nedeninden çok, ardından ne bıraktığı önemlidir. Devran ardında güzel hatıra, temiz şahitlik ve dua bıraktı.
Bu, bir insanın en büyük kazancıdır.
Güzel Şahitlik: En Büyük Miras
Bir insan öldüğünde insanlar arkasından hayır konuşuyorsa, bu büyük nimettir. Devran için söylenen ortak sözler şunlardı:
Temiz kalpli
Samimi
Neşeli
Vefalı
İnce ruhlu
Saygılı
Toplu şahitlik önemlidir. Çünkü Peygamberimiz (sav) buyurur:
“Siz yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.”
İnsanların hayırla anması, onun için bir rahmet işaretidir.
Dijital Dünyada da Ahiret Bilinci
Bugün insanlar sanal ortamlarda gerçek kimliklerinden uzak davranabiliyor. Ama mümin bilir ki ekran arkası da kayıt altındadır. Söz de yazı da niyet de…
Devran’ın duruşu bize şunu gösterdi:
Dijital ortamda da Müslüman ahlakı yaşanabilir.
Saygı
Ölçü
Nezaket
Vefa
Bunlar internet hızından etkilenmez. Kalpten gelir.
Onu Anmak Nasıl Bir Vefa Olur?
Onu anmak sadece yazı yazmak değildir. Onu anmak:
Bir Fatiha okumaktır
Onun adına sadaka vermektir
Bir yetimi sevindirmektir
Bir kalbi kırmamaya dikkat etmektir
Bir dostluğu yarım bırakmamaktır
En güzel anma, duadır.
Hatıralarda Yaşayan Ses
Bazı sesler kayıt cihazında kalır. Bazıları kalpte kalır. Devran’ın sesi kalpte kalanlardandı. Yayın açtığında oluşan atmosfer, ses tonundaki sıcaklık, cümlelerindeki doğallık…
Şimdi o ses yok belki — ama yankısı var.
Hatırası var.
Etkisi var.
Fanilik Dersi
Onun gidişi bize de ders olmalı. Çünkü her ölüm, yaşayanlara mesajdır:
Kırgınlıkları büyütme
Dostluğu erteleme
İyiliği geciktirme
Duayı azaltma
Bugün varız, yarın yokuz.
Rahmet Niyazı
Allah’ım…
Devran kardeşimize rahmet eyle.
Kabrini cennet bahçesi eyle.
Hesabını kolay eyle.
Hatalarını affeyle.
Onu salih kulların arasına kat.
Geride kalanların kalbine sabır ver.
Onu sevenlerin duasını kabul eyle.
Son Söz
Bazı insanlar ölmez — duaya dönüşür.
Bazı dostluklar bitmez — ahirete uzanır.
Bazı sesler susmaz — hatırada devam eder.
Devran…
Emaneti teslim ettin.
Biz seni hayırla anıyoruz.
Rabbine emanet ediyorum.
Unutulmadın.
Dualardasın.
Vefadasın.
Bu makale, eFe tarafından; Mircte’de 20 yıl omuz omuza yol yürüdüğü kıymetli dostu rahmetli Devran’a bir vefa nişanesi, bir dua ve kalpten gelen bir hatıra olarak kaleme alınmıştır.
https://mircte.org/dj-devrani-rahmetle-aniyoruz.html
Forum:
www.mIRCte.Org
5
Yorumlar
Yazar:
GiZeM
Başsağlığı Mesajı
Forumki.com CEO’su, değerli yöneticimiz ve
AYARSIZSOHBET.COM sunucu sahibi
@AYARSIZ’ın kıymetli yakınının vefatını derin bir üzüntüyle
öğrenmiş bulunmaktayız.
AYARSIZSOHBET.COM sunucu sahibi
@AYARSIZ’ın kıymetli yakınının vefatını derin bir üzüntüyle
öğrenmiş bulunmaktayız.
Merhuma Allah’tan rahmet;
başta @AYARSIZ olmak üzere ailesine,
sevenlerine ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Mekânı cennet olsun.
başta @AYARSIZ olmak üzere ailesine,
sevenlerine ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Mekânı cennet olsun.
Forumki.com Yönetimi
Yazar:
GiZeM
İstanbul’a
Bir sokak eğilir yokuşuna,
güneş omzundan kayar eski duvarların.
Pencerelerde asılı çamaşırlar
rüzgârla konuşur usulca—
her biri bir hayatın küçük bayrağı.
Dar kaldırımlarda gölgeler uzar,
beyaz bir araba ağır ağır döner köşeyi,
uzakta bir seyyar satıcı
sessizliğin içine karışır.
Taşların arasında sabahın ayak izi.
Sonra gece iner Marmara’ya,
ışıklar bir bir tutuşur kıyıda.
Bir alışveriş merkezinin camında
mavi bir yazı yanar:
şehir uykusuz, şehir ayakta.
İstanbul,
sen hem dar bir sokağın serinliği
hem geniş bir meydanın uğultususun.
Bir yanda yorgun duvarlar,
bir yanda parlayan vitrinler.
Ve biz,
iki zaman arasında yürürüz—
gündüzün tozunu, gecenin ışığını
ceplerimize doldurarak.
Sen her halinle güzelsin,
taşınla, denizinle,
kalbimizin kalabalığıyla.
Forum:
Forumki Şiir Köşesi
1
Yorumlar
Yazar:
birsevda
İstanbul'da metro istasyonunda raylara atlayan 17 yaşındaki Aylin Görgülü hayatını kaybettti
LİSELİ AYLİN METRO RAYLARINDA CANINA KIYDI
Olay, saat 16.45 sıralarında Hacıosman Metro İstasyonu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Ayazağa'da bir lisede öğrenim gören 12. sınıf öğrencisi Aylin Görgülü, istasyona geldi. Görgülü metro yaklaştığı sırada raylara atladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık, itfaiye ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde 17 yaşındaki Görgülü'nün hayatını kaybettiği belirlendi.
ARKADAŞINA MESAJ ATMIŞ: BEN SİZE LAYIK OLAMADIM
Olay yeri inceleme ekiplerinin ve Cumhuriyet savcısının çalışmalarının ardından Aylin Görgülü'nün cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede Görgülü'nün arkadaşına hayatına son vereceğine dair mesaj attığını ve "Kardeşim ben size layık olmadım" dediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
SEFERLER NORMALE DÖNDÜ
Olayın ardından kapatılan Hacıosman Metro İstasyonu'nda seferler ekiplerin çalışmalarını tamamlamasının ardından normale döndü.
Kaynak: https://egik.net/17-yasindaki-lise-ogren...-kahretti/
LİSELİ AYLİN METRO RAYLARINDA CANINA KIYDI
Olay, saat 16.45 sıralarında Hacıosman Metro İstasyonu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Ayazağa'da bir lisede öğrenim gören 12. sınıf öğrencisi Aylin Görgülü, istasyona geldi. Görgülü metro yaklaştığı sırada raylara atladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık, itfaiye ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde 17 yaşındaki Görgülü'nün hayatını kaybettiği belirlendi.
ARKADAŞINA MESAJ ATMIŞ: BEN SİZE LAYIK OLAMADIM
Olay yeri inceleme ekiplerinin ve Cumhuriyet savcısının çalışmalarının ardından Aylin Görgülü'nün cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede Görgülü'nün arkadaşına hayatına son vereceğine dair mesaj attığını ve "Kardeşim ben size layık olmadım" dediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
SEFERLER NORMALE DÖNDÜ
Olayın ardından kapatılan Hacıosman Metro İstasyonu'nda seferler ekiplerin çalışmalarını tamamlamasının ardından normale döndü.
Kaynak: https://egik.net/17-yasindaki-lise-ogren...-kahretti/
Forum:
Güncel Haberler
1
Yorumlar
Yazar:
birsevda
Dalgıç Hüseyin Fırat, Akdeniz'in Antalya kıyılarında yaklaşık 4 yıldır hobi amaçlı dalışlar yapıyor. Son dönemde yaptığı dalışları görüntüleyen ve denize düşürülen birçok değerli eşya ile çöpleri de toplayan Hüseyin Fırat, su altındaki anlarını 'Su altında hayat var' isimli sanal medya hesabından da paylaşıyor.
"EŞYALAR ÇOK DEĞİŞİK TÜRDEN"
Dalışa ilk başladığında limitinin 2 metre olduğunu, şimdi 16 metreye kadar inebildiğini belirten Fırat, "Aradan geçen bu zaman diliminde kendimi geliştirdim. 1 yıldır da bunu sanal medyada paylaşıyorum. Eşimin yönlendirmesiyle bir sayfa açtık, burada paylaşımlar yapıyoruz. Su altında bulduğumuz eşyalar çok değişik türden. Pahalı saatten tutun, altın, gümüş gibi değerli madenlere, olta balıkçılarının malzemelerinden araç parçalarına birçok şey buluyoruz" dedi.
BÜYÜ MALZEMELERİYLE ÇOK KARŞILAŞIYOR
Deniz altında en çok karşılaştığı şeylerden birinin büyü malzemeleri olduğunu dile getiren Fırat, "Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. Biz de sonradan öğrendik. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz" diye konuştu.
ÇIKARDIKLARINI SATIP MAMA ALIYOR
Çıkardıkları değerli eşyalar ve olta malzemelerini uygun fiyatlardan sattığını ifade eden Fırat, "Su altından çıkardıklarımızdan değerli maden olanları satıyoruz. Olta malzemesi olanları da sayfamızda uygun fiyatlar karşılığında paylaşıyoruz. Olta malzemelerinden kar amacımız yok. Buradan kazandığımız parayla da sokak hayvanlarına mama alıyoruz, kedi besliyoruz" dedi.
LÜKS SAATİ 3 BİN DOLARA SATTI
Bugüne kadar en ilginç karşılaştığı şeyin lüks marka bir saat olduğunu kaydeden Fırat, "Atatürk Parkı'nın altında yaptığım bir dalış sırasında tahminen 10-12 metre derinlikte karşıma bir saat çıktı. Saatin orijinal olduğuna o an inanmamıştım. Bir saatçiye gösterdiğimizde orijinal olduğunu söyledi. Bu saati 3 bin dolara ikinci el olarak sattık" dedi.
"TELEFON BULMAMA RAĞMEN HEPSİ HURDA"
Dalışlarda çok buldukları ürünlerden birinin de cep telefonları olduğunu anlatan Fırat, "Bulduğumuz telefonlar tuzlu suda uzun süre kaldığı için kullanılmaz halde oluyor. Telefonculardan öğrendiğimiz kadarıyla su geçirmeyen telefonların dahi ilk 24 saat içinde tuzlu sudan çıkartılması lazım. Aksi takdirde su geçirmez özelliğinin anlamı kalmıyormuş. Benim bulduğum telefonlar 1 hafta önce, 10 gün önce, belki 2 ay önce düşmüş telefonlar. Değişik marka ve modelde çok fazla telefon bulmama rağmen hepsi hurda oluyor" diye konuştu.
DENİZ DİBİNDE ÇÖP VE CAN ÇEKİŞEN BALIKLAR
Su altının bir cennet gibi görünmesi gerekirken dalışlarında gözlerine inanamadığı manzaralarla karşılaştığını anlatan Fırat, deniz dibindeki çöp yığınlarını da görüntülediğini kaydetti. Dalışlarda en çok çöp çıkarttığını dile getiren Fırat, "Bira şişeleri, teneke kutular. Dalışlarımız sırasında karşılaştığımız çöpleri çok büyük olmaması kaydıyla toplayıp, deniz temizliği yapıyoruz. Çok nadiren de olsa olta balıkçılarının yakaladığı, bir şekilde oltadan kaçmayı başaran balıklar kurşunun ağırlığıyla suda mahsur kalıyor. Suyun altında balık hala hayatta fakat kaçamıyor bir yere. Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyor. O balıkları kurtarıyorum, denk gelirsem" dedi.
Kaynak:
"EŞYALAR ÇOK DEĞİŞİK TÜRDEN"
Dalışa ilk başladığında limitinin 2 metre olduğunu, şimdi 16 metreye kadar inebildiğini belirten Fırat, "Aradan geçen bu zaman diliminde kendimi geliştirdim. 1 yıldır da bunu sanal medyada paylaşıyorum. Eşimin yönlendirmesiyle bir sayfa açtık, burada paylaşımlar yapıyoruz. Su altında bulduğumuz eşyalar çok değişik türden. Pahalı saatten tutun, altın, gümüş gibi değerli madenlere, olta balıkçılarının malzemelerinden araç parçalarına birçok şey buluyoruz" dedi.
BÜYÜ MALZEMELERİYLE ÇOK KARŞILAŞIYOR
Deniz altında en çok karşılaştığı şeylerden birinin büyü malzemeleri olduğunu dile getiren Fırat, "Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. Biz de sonradan öğrendik. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz" diye konuştu.
ÇIKARDIKLARINI SATIP MAMA ALIYOR
Çıkardıkları değerli eşyalar ve olta malzemelerini uygun fiyatlardan sattığını ifade eden Fırat, "Su altından çıkardıklarımızdan değerli maden olanları satıyoruz. Olta malzemesi olanları da sayfamızda uygun fiyatlar karşılığında paylaşıyoruz. Olta malzemelerinden kar amacımız yok. Buradan kazandığımız parayla da sokak hayvanlarına mama alıyoruz, kedi besliyoruz" dedi.
LÜKS SAATİ 3 BİN DOLARA SATTI
Bugüne kadar en ilginç karşılaştığı şeyin lüks marka bir saat olduğunu kaydeden Fırat, "Atatürk Parkı'nın altında yaptığım bir dalış sırasında tahminen 10-12 metre derinlikte karşıma bir saat çıktı. Saatin orijinal olduğuna o an inanmamıştım. Bir saatçiye gösterdiğimizde orijinal olduğunu söyledi. Bu saati 3 bin dolara ikinci el olarak sattık" dedi.
"TELEFON BULMAMA RAĞMEN HEPSİ HURDA"
Dalışlarda çok buldukları ürünlerden birinin de cep telefonları olduğunu anlatan Fırat, "Bulduğumuz telefonlar tuzlu suda uzun süre kaldığı için kullanılmaz halde oluyor. Telefonculardan öğrendiğimiz kadarıyla su geçirmeyen telefonların dahi ilk 24 saat içinde tuzlu sudan çıkartılması lazım. Aksi takdirde su geçirmez özelliğinin anlamı kalmıyormuş. Benim bulduğum telefonlar 1 hafta önce, 10 gün önce, belki 2 ay önce düşmüş telefonlar. Değişik marka ve modelde çok fazla telefon bulmama rağmen hepsi hurda oluyor" diye konuştu.
DENİZ DİBİNDE ÇÖP VE CAN ÇEKİŞEN BALIKLAR
Su altının bir cennet gibi görünmesi gerekirken dalışlarında gözlerine inanamadığı manzaralarla karşılaştığını anlatan Fırat, deniz dibindeki çöp yığınlarını da görüntülediğini kaydetti. Dalışlarda en çok çöp çıkarttığını dile getiren Fırat, "Bira şişeleri, teneke kutular. Dalışlarımız sırasında karşılaştığımız çöpleri çok büyük olmaması kaydıyla toplayıp, deniz temizliği yapıyoruz. Çok nadiren de olsa olta balıkçılarının yakaladığı, bir şekilde oltadan kaçmayı başaran balıklar kurşunun ağırlığıyla suda mahsur kalıyor. Suyun altında balık hala hayatta fakat kaçamıyor bir yere. Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyor. O balıkları kurtarıyorum, denk gelirsem" dedi.
Kaynak:
Forum:
Güncel Haberler
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
birsevda
Artvin'in Hopa ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Asiye Sonbay, bir gecede sesini kaybedip, yedikleri akciğerine kaçınca kendini Antalya'daki doktor kızına emanet etti. Ses teli felci olan Asiye Sonbay'ın kızı kulak burun boğaz uzmanı Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, yemek yiyemediği için 15 kilo veren annesinin kötüleşen sağlığını yeniden düzeltti.
Yaşadıklarını, "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu" sözleriyle anlatan Asiye Sonbay, yemeği yutarken aynı anda tıkandığını belirtti. 10 gün beklediğini anlatan Asiye Sonbay, "Geçmeyince Didem araya girdi. Antalya'ya geldim" dedi. Kendini aynı zamanda doktoru da olan kızına emanet etmenin çok farklı ve güzel bir duygu olduğunu belirten Sonbay, "Kızım her şeyden önce nazımı çekti. Benim için mutluluk. Herkese nasip olsun" diye konuştu.
"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNİ DE SÖYLÜYORUM"
Kızının gerçekleştirdiği işlemden sonra kendini çok iyi hissettiğini söyleyen Asiye Sonbay, "Artık sesim güzel. Rahatça konuşuyorum. Daha önce konuşurken sesler kaçıyordu sanki tamamlayamıyordum. Şimdi çok iyiyim. Rahatım" dedi. Rahatça konuştuğunu, derdini anlattığını belirten Sonbay, "Artık telgrafın tellerini de söylüyorum" şeklinde espri yaptı.
"AKCİĞERİNE YEMEK KAÇTIĞI İÇİN YİYEMİYORDU"
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nden Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, bir hekim olarak annesini tedavi ederken heyecanlandığını söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, "Zordu. Çok fazla elim ayağım titredi ama şöyle bir durum vardı. Annem kötü durumdaydı. Akciğerlerine yemek kaçtığı için yemek yiyemiyordu. Ciddi kilo vermişti. Sıkıntıları çok büyüktü ve bu işlemin yapılması gerekiyordu" dedi.
HASTALIĞI "SES TELİ FELCİ"
Annesinin hastalığının "ses telleri felci" olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: "Ses telleri felci genellikle bir ameliyat sonrasında gelişiyor. Tiroid ameliyatı ya da şah damarı ameliyatı sonrasında görülebiliyor ama bazen de annemde olduğu gibi nadiren, hiçbir sebebe bağlı olmadan birden bire kendiliğinden gelişebiliyor. Bu durum tabii önce araştırılıyor ama genel anlamda bir sebep bulamıyoruz. Buna da 'idiyopatik kord vokal paralizisi' diyoruz"
SEBEBİ BİLİNMİYOR
Bu tip hastaların doktora ses kısıklığı şikayetiyle başvurmasına karşın asıl korkutan şikayetin yemeklerin akciğere kaçması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "Bunun nedeni, yutma hareketi sırasında ses telleri ve sesin gırtlağı kapatması lazım ki yiyecek akciğere kaçmasın. Ancak özellikle sebebi bilinmeyen ses telleri felcinde bu hareket olmuyor ve tolerasyon gelişinceye kadar yiyecekler akciğere kaçıyor. Bu da tıkanma ve öksürüğe neden oluyor" dedi.
BİR AYDA 15 KİLO VERDİ
Annesi Asiye Sonbay'daki en önemli sıkıntının yiyeceklerin akciğerlere kaçması olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Bu nedenle 1 aylık sürede çok ciddi olarak, 15 kilo kadar kilo kaybı meydan gelmişti" diye konuştu. Yemek yiyemez hale gelen annesinin bazen bir muzla günü geçirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu tip hastalarda sesi iyileştirmek ikinci sebebimiz ama esas olarak yutmayı düzeltebilmek, yemeklerin, özellikle sıvıların akciğere kaçmasını engellemek gerekiyor" açıklamasında bulundu.
SES TELİNİN ARKASI DOLDURULDU
Annesinin ses teline dolgu maddesi uygulaması gerçekleştirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu işlemde, enjeksiyon materyalini ses tellerinin arka tarafına yaparak sesi doldurup, orta hatta getirmeye çalışıyoruz. Böylece ses teli orta hatta geldiği için hem sesin yorulmadan çıkması sağlanıyor hem de gıdaların akciğere kaçması engelleniyor" dedi. Bu tedavinin 6 ayda bir uygulanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "İşlemden sonraki 6 ay bizim için önemli. Vücut bu süreçte bir adaptasyon mekanizması geliştiriyor. Annemde de öyle. Hala bir ses teli felci var ama yutma güçlüğü ve aspirasyon devam etmediği için herhangi bir şey yapmadan sadece takip ediyoruz" diye konuştu.
CERRAHİ MÜDAHALE DE GEREKEBİLİR
İşlemin ciddi bir riskinin bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. Yılmaz, bazen uygulanan dolgu materyalinin su tutmasına bağlı olarak birkaç gün solunum sıkıntısı meydana gelebildiğini söyledi. 6 ayda bir tekrarlanması gereken işlemin bazı durumlarda yetmediğine de dikkati çeken Doç. Dr. Yılmaz, o zaman da cerrahiyle kalıcı bir materyal konulduğunu kaydetti.
"ANNEM ŞU AN GAYET İYİ"
Annesinin şu an gayet iyi olduğunu, enjeksiyondan sonra sesinin çıkmaya ve konuşmaya başladığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Artık yutmaya, yemek yemeye ve kilo almaya başladı. Kilo almaya başlayınca da daha enerjik olmaya başladı" dedi.
Kaynak: https://egik.net/aksam-yatti-sabah-kalkt...ine-kacti/
Yaşadıklarını, "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu" sözleriyle anlatan Asiye Sonbay, yemeği yutarken aynı anda tıkandığını belirtti. 10 gün beklediğini anlatan Asiye Sonbay, "Geçmeyince Didem araya girdi. Antalya'ya geldim" dedi. Kendini aynı zamanda doktoru da olan kızına emanet etmenin çok farklı ve güzel bir duygu olduğunu belirten Sonbay, "Kızım her şeyden önce nazımı çekti. Benim için mutluluk. Herkese nasip olsun" diye konuştu.
"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNİ DE SÖYLÜYORUM"
Kızının gerçekleştirdiği işlemden sonra kendini çok iyi hissettiğini söyleyen Asiye Sonbay, "Artık sesim güzel. Rahatça konuşuyorum. Daha önce konuşurken sesler kaçıyordu sanki tamamlayamıyordum. Şimdi çok iyiyim. Rahatım" dedi. Rahatça konuştuğunu, derdini anlattığını belirten Sonbay, "Artık telgrafın tellerini de söylüyorum" şeklinde espri yaptı.
"AKCİĞERİNE YEMEK KAÇTIĞI İÇİN YİYEMİYORDU"
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nden Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, bir hekim olarak annesini tedavi ederken heyecanlandığını söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, "Zordu. Çok fazla elim ayağım titredi ama şöyle bir durum vardı. Annem kötü durumdaydı. Akciğerlerine yemek kaçtığı için yemek yiyemiyordu. Ciddi kilo vermişti. Sıkıntıları çok büyüktü ve bu işlemin yapılması gerekiyordu" dedi.
HASTALIĞI "SES TELİ FELCİ"
Annesinin hastalığının "ses telleri felci" olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: "Ses telleri felci genellikle bir ameliyat sonrasında gelişiyor. Tiroid ameliyatı ya da şah damarı ameliyatı sonrasında görülebiliyor ama bazen de annemde olduğu gibi nadiren, hiçbir sebebe bağlı olmadan birden bire kendiliğinden gelişebiliyor. Bu durum tabii önce araştırılıyor ama genel anlamda bir sebep bulamıyoruz. Buna da 'idiyopatik kord vokal paralizisi' diyoruz"
SEBEBİ BİLİNMİYOR
Bu tip hastaların doktora ses kısıklığı şikayetiyle başvurmasına karşın asıl korkutan şikayetin yemeklerin akciğere kaçması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "Bunun nedeni, yutma hareketi sırasında ses telleri ve sesin gırtlağı kapatması lazım ki yiyecek akciğere kaçmasın. Ancak özellikle sebebi bilinmeyen ses telleri felcinde bu hareket olmuyor ve tolerasyon gelişinceye kadar yiyecekler akciğere kaçıyor. Bu da tıkanma ve öksürüğe neden oluyor" dedi.
BİR AYDA 15 KİLO VERDİ
Annesi Asiye Sonbay'daki en önemli sıkıntının yiyeceklerin akciğerlere kaçması olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Bu nedenle 1 aylık sürede çok ciddi olarak, 15 kilo kadar kilo kaybı meydan gelmişti" diye konuştu. Yemek yiyemez hale gelen annesinin bazen bir muzla günü geçirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu tip hastalarda sesi iyileştirmek ikinci sebebimiz ama esas olarak yutmayı düzeltebilmek, yemeklerin, özellikle sıvıların akciğere kaçmasını engellemek gerekiyor" açıklamasında bulundu.
SES TELİNİN ARKASI DOLDURULDU
Annesinin ses teline dolgu maddesi uygulaması gerçekleştirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu işlemde, enjeksiyon materyalini ses tellerinin arka tarafına yaparak sesi doldurup, orta hatta getirmeye çalışıyoruz. Böylece ses teli orta hatta geldiği için hem sesin yorulmadan çıkması sağlanıyor hem de gıdaların akciğere kaçması engelleniyor" dedi. Bu tedavinin 6 ayda bir uygulanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "İşlemden sonraki 6 ay bizim için önemli. Vücut bu süreçte bir adaptasyon mekanizması geliştiriyor. Annemde de öyle. Hala bir ses teli felci var ama yutma güçlüğü ve aspirasyon devam etmediği için herhangi bir şey yapmadan sadece takip ediyoruz" diye konuştu.
CERRAHİ MÜDAHALE DE GEREKEBİLİR
İşlemin ciddi bir riskinin bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. Yılmaz, bazen uygulanan dolgu materyalinin su tutmasına bağlı olarak birkaç gün solunum sıkıntısı meydana gelebildiğini söyledi. 6 ayda bir tekrarlanması gereken işlemin bazı durumlarda yetmediğine de dikkati çeken Doç. Dr. Yılmaz, o zaman da cerrahiyle kalıcı bir materyal konulduğunu kaydetti.
"ANNEM ŞU AN GAYET İYİ"
Annesinin şu an gayet iyi olduğunu, enjeksiyondan sonra sesinin çıkmaya ve konuşmaya başladığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Artık yutmaya, yemek yemeye ve kilo almaya başladı. Kilo almaya başlayınca da daha enerjik olmaya başladı" dedi.
Kaynak: https://egik.net/aksam-yatti-sabah-kalkt...ine-kacti/
Forum:
Güncel Haberler
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
ahmetserkan
➡️Yayınımızı WEB'den dinlemek için www.LimanFM.Com/mircplayer
linkine tıklayınız.
Yayınımızı Winamp'tan http://Radyo.Limanfm.com:8560/listen.pls dinlemek için linkine tıklayınız.
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Forumda Ara
Forum İstatistikleri
Kimler Çevrimiçi
2 Kayıtlı
» 120 Ziyaretçi
» 120 Ziyaretçi
Son Aktiviteler
Halı yıkama ankara
Son Yorum:
nullsix
•
51 dakika önce
Önce Yoldaş, Sonra Yol
Son Yorum:
BilaxiS
•
1 saat önce
İstanbul vip transfer
Son Yorum:
nullsix
•
1 saat önce
Ankara ev temizliği
Son Yorum:
nullsix
•
1 saat önce
DJ-RaNa İzmir Bombası Yın...
Son Yorum:
GiZeM
•
2 saat önce
DJ-Suskun wWw.Mircte.Org`...
Son Yorum:
GiZeM
•
2 saat önce
DJ - Azelya BulutFm'de Ya...
Son Yorum:
GiZeM
•
2 saat önce
dj devrani rahmetle aniyo...
Son Yorum:
AYARSIZ
•
2 saat önce
Başsağlığı Mesajı AYARSIZ...
Son Yorum:
AYARSIZ
•
2 saat önce
Sohbetizi.com Yeni Profil...
Son Yorum:
RaNa
•
5 saat önce
![[Resim: 850f0619.png]](https://megaresim.com/upload/850f0619.png)
![[Resim: cf3d51b7.png]](https://megaresim.com/upload/cf3d51b7.png)
![[Resim: fea6a688.gif]](https://megaresim.com/upload/fea6a688.gif)
![[Resim: 98e70d42.png]](https://megaresim.com/upload/98e70d42.png)