www.ForumKi.Com - Yeni Temamız İle Daha Büyük Bir Aileye
www.AyFM.Net - Sanal Radyo Müzik ve Arkadaşlık Platformuna Sizleride Bekliyoruz
Yazar:
KartaLiçe
Orhan Veli Kanık – Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Forum:
Aşk Şiirleri
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
KartaLiçe
KartaLiçe ✍️
Değerlerin Mirası
Kasabanın en eski evlerinden biri, çınar ağaçlarının gölgesinde sakince dururdu. Boyası yer yer dökülmüş, bahçe kapısı hafifçe yamulmuştu ama içeriden her zaman bir sıcaklık yayılırdı. O evde büyüyen herkes, zenginliğin ne olduğunu farklı öğrenirdi.
Bu ev, Mehmet Usta’nın eviydi.
Mehmet Usta kasabanın marangozuydu. Büyük atölyesi, pahalı makineleri yoktu. Küçük dükkânında sabah erkenden çalışmaya başlar, akşama kadar ahşaba şekil verir, arada gelen müşterilerle çay içerdi. Kazandığı para, ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yeterdi ama fazlası pek olmazdı.
Oğlu Emre, çocukken bunun farkındaydı. Okulda bazı arkadaşlarının son model bisikletleri, pahalı ayakkabıları vardı. Emre’nin bisikleti ise babasının eski parçaları birleştirerek yaptığı sağlam ama sade bir bisikletti. Başta biraz utanmıştı.
Bir gün Emre, babasına sordu:
“Baba, biz neden zengin değiliz?”
Mehmet Usta elindeki zımparayı bıraktı, oğlunun gözlerinin içine baktı.
“Zenginlik nedir, Emre?”
“Çok para… Büyük ev… Güzel arabalar…”
Mehmet Usta gülümsedi.
“Bunlar varlıktır oğlum. Ama zenginlik başka bir şeydir. İnsan, onuruyla yaşarsa zengindir. Kimseye haksızlık etmeden, alnının teriyle kazanırsa zengindir. İyilik yapabiliyorsa, dürüst kalabiliyorsa, vatanını ve insanını seviyorsa işte o zaman gerçekten zengindir.”
Emre o gün tam anlamamıştı. Ama yıllar geçtikçe babasının sözleri hayatın içinde karşısına çıkmaya başladı.
Bir kış günü, kasabaya büyük bir inşaat firması geldi. Yeni yapılacak lüks villalar için marangoz arıyorlardı. Mehmet Usta’nın işçiliğini duymuşlardı. Teklif ettikleri para, Mehmet Usta’nın bir yılda kazandığından fazlaydı.
Ama bir şart vardı.
Kullanılacak malzemenin bir kısmı düşük kaliteliydi. Müşterilere ise en kaliteli ürünmüş gibi gösterilecekti.
“Kimse anlamaz,” dedi firma temsilcisi. “Herkes böyle yapıyor.”
Mehmet Usta’nın cevabı kısa oldu:
“Ben yapmam.”
Eve döndüğünde Emre, babasının düşünceli hâlini fark etti. Teklifi anlattığında Emre heyecanlandı.
“Baba, kabul etseydin! Borçlarımız biterdi.”
Mehmet Usta başını salladı.
“Borç biterdi, doğru. Ama onurumuz eksilirdi. İnsan kendini kaybederse kazandığı paranın ne anlamı var?”
O gün Emre, babasının neden zengin olduğunu ilk kez anlamaya başladı.
Kasabada yaşayan yaşlı bir teyze vardı; Fatma Nine. Evi bakımsızdı, kapısı kırılmıştı. Bir akşam rüzgârda kapı tamamen kopmuş. Mehmet Usta, bunu duyunca dükkânı kapatıp hemen oraya gitti.
Yeni bir kapı yaptı, taktı. Ücret istemedi.
“Evladım, param yok,” dedi Fatma Nine utangaçça.
“Ben paramı aldım zaten,” dedi Mehmet Usta. “Duan yeter.”
Emre, babasının yanında dururken bunu izledi. O an anladı ki iyilik, sessizce yapılan bir şeydi. Gösterişsiz, karşılıksız.
Yıllar sonra Emre üniversiteyi kazandı. Büyük şehre gitti. Orada daha farklı bir hayat gördü. Para hırsıyla birbirini ezen insanlar, çıkar için dostluk kuranlar, sözünde durmayanlar…
Bir gün iş tekliflerinden biri karşısına çıktı. Çok yüksek maaşlıydı ama şirket, çevreye zarar veren bir projede çalışıyordu. Emre’nin aklı karıştı.
Babasıyla telefonda konuştu.
“Baba, herkes böyle çalışıyor. Ben çalışmazsam başkası çalışacak.”
Mehmet Usta’nın sesi sakindi:
“Doğru olanı yapmak, başkasının ne yaptığına bakmaz oğlum. Sen kendine yakışanı yap.”
Emre o teklifi reddetti. Daha az kazandığı ama topluma faydalı bir iş seçti. Belki lüks bir hayatı olmadı ama geceleri başını yastığa koyduğunda içi rahattı.
Yıllar sonra Mehmet Usta vefat ettiğinde, geriye büyük bir servet kalmadı. Eski bir ev, küçük bir dükkân ve birkaç el aleti…
Ama cenazesinde kasabanın neredeyse tamamı vardı. Hakkında söylenen cümleler aynıydı:
“Dürüst adamdı.”
“Kimseyi incitmedi.”
“İhtiyacı olana koşardı.”
“Sözünün eri insandı.”
Emre kalabalığa baktı ve gözleri doldu. İşte gerçek miras buydu.
O gün anladı ki iyi bir ailede büyümek; zengin sofralarda oturmak değil, değerlerin içinde büyümekti. Onurla yürümeyi öğrenmekti. İyiliği alışkanlık hâline getirmekti. Dürüstlüğü pazarlık konusu yapmamaktı. Vatanını ve insanını karşılıksız sevmekti.
Ve en önemlisi…
Parayla satın alınamayan bir kalbe sahip olmaktı.
Değerlerin Mirası
Kasabanın en eski evlerinden biri, çınar ağaçlarının gölgesinde sakince dururdu. Boyası yer yer dökülmüş, bahçe kapısı hafifçe yamulmuştu ama içeriden her zaman bir sıcaklık yayılırdı. O evde büyüyen herkes, zenginliğin ne olduğunu farklı öğrenirdi.
Bu ev, Mehmet Usta’nın eviydi.
Mehmet Usta kasabanın marangozuydu. Büyük atölyesi, pahalı makineleri yoktu. Küçük dükkânında sabah erkenden çalışmaya başlar, akşama kadar ahşaba şekil verir, arada gelen müşterilerle çay içerdi. Kazandığı para, ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yeterdi ama fazlası pek olmazdı.
Oğlu Emre, çocukken bunun farkındaydı. Okulda bazı arkadaşlarının son model bisikletleri, pahalı ayakkabıları vardı. Emre’nin bisikleti ise babasının eski parçaları birleştirerek yaptığı sağlam ama sade bir bisikletti. Başta biraz utanmıştı.
Bir gün Emre, babasına sordu:
“Baba, biz neden zengin değiliz?”
Mehmet Usta elindeki zımparayı bıraktı, oğlunun gözlerinin içine baktı.
“Zenginlik nedir, Emre?”
“Çok para… Büyük ev… Güzel arabalar…”
Mehmet Usta gülümsedi.
“Bunlar varlıktır oğlum. Ama zenginlik başka bir şeydir. İnsan, onuruyla yaşarsa zengindir. Kimseye haksızlık etmeden, alnının teriyle kazanırsa zengindir. İyilik yapabiliyorsa, dürüst kalabiliyorsa, vatanını ve insanını seviyorsa işte o zaman gerçekten zengindir.”
Emre o gün tam anlamamıştı. Ama yıllar geçtikçe babasının sözleri hayatın içinde karşısına çıkmaya başladı.
Bir kış günü, kasabaya büyük bir inşaat firması geldi. Yeni yapılacak lüks villalar için marangoz arıyorlardı. Mehmet Usta’nın işçiliğini duymuşlardı. Teklif ettikleri para, Mehmet Usta’nın bir yılda kazandığından fazlaydı.
Ama bir şart vardı.
Kullanılacak malzemenin bir kısmı düşük kaliteliydi. Müşterilere ise en kaliteli ürünmüş gibi gösterilecekti.
“Kimse anlamaz,” dedi firma temsilcisi. “Herkes böyle yapıyor.”
Mehmet Usta’nın cevabı kısa oldu:
“Ben yapmam.”
Eve döndüğünde Emre, babasının düşünceli hâlini fark etti. Teklifi anlattığında Emre heyecanlandı.
“Baba, kabul etseydin! Borçlarımız biterdi.”
Mehmet Usta başını salladı.
“Borç biterdi, doğru. Ama onurumuz eksilirdi. İnsan kendini kaybederse kazandığı paranın ne anlamı var?”
O gün Emre, babasının neden zengin olduğunu ilk kez anlamaya başladı.
Kasabada yaşayan yaşlı bir teyze vardı; Fatma Nine. Evi bakımsızdı, kapısı kırılmıştı. Bir akşam rüzgârda kapı tamamen kopmuş. Mehmet Usta, bunu duyunca dükkânı kapatıp hemen oraya gitti.
Yeni bir kapı yaptı, taktı. Ücret istemedi.
“Evladım, param yok,” dedi Fatma Nine utangaçça.
“Ben paramı aldım zaten,” dedi Mehmet Usta. “Duan yeter.”
Emre, babasının yanında dururken bunu izledi. O an anladı ki iyilik, sessizce yapılan bir şeydi. Gösterişsiz, karşılıksız.
Yıllar sonra Emre üniversiteyi kazandı. Büyük şehre gitti. Orada daha farklı bir hayat gördü. Para hırsıyla birbirini ezen insanlar, çıkar için dostluk kuranlar, sözünde durmayanlar…
Bir gün iş tekliflerinden biri karşısına çıktı. Çok yüksek maaşlıydı ama şirket, çevreye zarar veren bir projede çalışıyordu. Emre’nin aklı karıştı.
Babasıyla telefonda konuştu.
“Baba, herkes böyle çalışıyor. Ben çalışmazsam başkası çalışacak.”
Mehmet Usta’nın sesi sakindi:
“Doğru olanı yapmak, başkasının ne yaptığına bakmaz oğlum. Sen kendine yakışanı yap.”
Emre o teklifi reddetti. Daha az kazandığı ama topluma faydalı bir iş seçti. Belki lüks bir hayatı olmadı ama geceleri başını yastığa koyduğunda içi rahattı.
Yıllar sonra Mehmet Usta vefat ettiğinde, geriye büyük bir servet kalmadı. Eski bir ev, küçük bir dükkân ve birkaç el aleti…
Ama cenazesinde kasabanın neredeyse tamamı vardı. Hakkında söylenen cümleler aynıydı:
“Dürüst adamdı.”
“Kimseyi incitmedi.”
“İhtiyacı olana koşardı.”
“Sözünün eri insandı.”
Emre kalabalığa baktı ve gözleri doldu. İşte gerçek miras buydu.
O gün anladı ki iyi bir ailede büyümek; zengin sofralarda oturmak değil, değerlerin içinde büyümekti. Onurla yürümeyi öğrenmekti. İyiliği alışkanlık hâline getirmekti. Dürüstlüğü pazarlık konusu yapmamaktı. Vatanını ve insanını karşılıksız sevmekti.
Ve en önemlisi…
Parayla satın alınamayan bir kalbe sahip olmaktı.
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
GiZeM
Günün Yemek Menüsü
Forumki.com
Ezogelin Çorbası
İzmir Köfte
Pirinç Pilavı
Cacık
Tatlı: Şekerpare
🍲 Ezogelin Çorbası
Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı bulgur
2 yemek kaşığı pirinç
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası (isteğe bağlı)
1 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı pul biber
6 su bardağı su veya et suyu
Tuz, karabiber
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Yapılışı:
1. Soğanı küçük doğrayıp yağda kavurun.
2. Salçaları ekleyip kokusu çıkana kadar kavurun.
3. Yıkanmış mercimek, pirinç ve bulguru ekleyin.
4. Suyu ilave edip kaynamaya bırakın.
5. Bakliyatlar yumuşayınca blenderdan geçirin (isteğe bağlı).
6. Baharatları ekleyip 5 dakika daha kaynatın.
🍽 İzmir Köfte
Malzemeler:
Köfte için:
500 gr kıyma
1 adet rendelenmiş soğan
1 yumurta
1 çay bardağı galeta unu
Tuz, karabiber, kimyon
Diğer:
3 patates
2 yeşil biber
2 domates
1 yemek kaşığı salça
1,5 su bardağı sıcak su
Sıvı yağ
Yapılışı:
1. Köfte malzemelerini yoğurup parmak şeklinde şekil verin.
2. Patatesleri dilimleyip hafif kızartın.
3. Köfteyi de tavada hafif kızartın.
4. Fırın kabına patates ve köfteleri yerleştirin.
5. Salçalı suyu üzerine dökün.
6. 190°C fırında yaklaşık 30-35 dakika pişirin.
🍚 Pirinç Pilavı
Malzemeler:
2 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı tereyağı
3 su bardağı sıcak su (veya et suyu)
1 çay kaşığı tuz
Yapılışı:
1. Pirinci 20 dakika tuzlu suda bekletin, yıkayıp süzün.
2. Tereyağını eritin, pirinci ekleyip 2-3 dakika kavurun.
3. Suyu ve tuzu ekleyin.
4. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
5. 10 dakika demlendirip karıştırın.
🥒 Cacık
Malzemeler:
2 su bardağı yoğurt
1 adet salatalık
1 diş sarımsak
Tuz
Su (isteğe göre kıvam için)
Üzeri için nane veya dereotu
Yapılışı:
1. Yoğurdu çırpın.
2. Rendelenmiş salatalık ve ezilmiş sarımsağı ekleyin.
3. Tuz ve biraz su ilave edip karıştırın.
4. Üzerine nane veya dereotu serpip servis edin.
🍮 Şekerpare
Malzemeler:
Hamur için:
125 gr tereyağı
1 çay bardağı pudra şekeri
1 yumurta
2,5 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilin
Şerbet için:
2 su bardağı şeker
2,5 su bardağı su
Birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
1. Şerbeti kaynatıp soğumaya bırakın.
2. Hamur malzemelerini yoğurup ceviz büyüklüğünde şekil verin.
3. Üzerine fındık veya badem koyun.
4. 180°C’de kızarana kadar pişirin.
5. İlk sıcaklığı çıkan tatlıya soğuk şerbeti dökün.
Forum:
Günün Yemeği
2
Yorumlar
Yazar:
GiZeM
Mavi Haşhaş Rüyası
Forumki.com
🛒 Malzemeler
Kek İçin:
3 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı mavi haşhaş
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu
1,5 su bardağı un
Sütlü Şerbet İçin:
1,5 su bardağı ılık süt
2 yemek kaşığı bal
Üzeri İçin:
1 paket sıvı krema (200 ml)
1 yemek kaşığı bal
1 yemek kaşığı pudra şekeri
İsteğe bağlı: File badem veya beyaz çikolata rendesi
👩🍳 Tarifi
1. Keki Hazırlayın:
Yumurta ve şekeri 3–4 dakika köpürene kadar çırpın.
2. Süt ve sıvı yağı ekleyip karıştırın.
3. Ayrı bir kapta un, kabartma tozu, vanilin ve mavi haşhaşı harmanlayın.
Sıvı karışıma ekleyip spatula ile alttan üste karıştırın.
4. Yağlanmış orta boy kare borcama dökün.
170°C önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30–35 dakika pişirin.
5. Sütlü Şerbet:
Ilık süt ve balı karıştırın. Fırından çıkan ilk sıcaklığı geçmiş kekin üzerine gezdirin.
6. Krema Katı:
Sıvı kremayı, bal ve pudra şekeri ile koyulaşana kadar çırpın.
Soğuyan kekin üzerine yayın.
7. Üzerini file badem veya beyaz çikolata ile süsleyin.
En az 2 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra dilimleyerek servis edin.
✨ Püf Noktası
Haşhaşı kullanmadan önce hafif tavada 1–2 dakika çevirirseniz aroması daha yoğun olur.
Yazar:
GiZeM
🎵 Günün Şarkısı
🎤 Şarkıcı: Zakkum
🎶 Şarkı: Bir Gün Gitsen Bile
💔 Duygusal, etkileyici ve içe işleyen bir parça…
“Bir Gün Gitsen Bile”, aşkın ardından kalan izleri, vazgeçememeyi ve kalpte saklı kalan duyguları güçlü sözler ve melankolik melodilerle anlatıyor. Zakkum’un karakteristik rock sound’u ile birleşen bu şarkı, özellikle ayrılık dönemlerinde dinleyenlerin kalbine dokunuyor.
🎧 Eğer bugün biraz duygusal bir ruh halindeysen, bu şarkı tam sana göre…
📌 Sen de Forumki.com’da günün şarkısını paylaş, müziğin sesini birlikte yükseltelim!
Forum:
Günün Şarkısı
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
iSaK
![[Resim: 1im2mem.gif]](https://i.hizliresim.com/1im2mem.gif)
🌩️ BulutFM Resmi Web Sayfası
https://bulutfm.com
🎶 Winamp Üzerinden Dinlemek İçin
http://94.130.14.149:8272/listen.pls
📻 Web Panelden Canlı Dinle
http://94.130.14.149:8272
💬 SohbetBulutu Mobil Giriş
https://sohbetbulutu.com/sohbet/mobil.php
☁️ BulutSohbet Giriş
https://bulutsohbet.com/
☁️💫 BulutSohbet’e Hepinizi Bekleriz 💫☁️
Yazar:
GiZeM
🌿 Forumki.com – Günün Sözü 🌿
✨ Gönülden Değer Veren İnsan ✨
Alıntı:“Gönülden değer veren insan;karşısındakini önemser,onun tekliğinin bilincindedir,güvenir, iç dünyasını paylaşır.Naziktir…Dikkatle dinler…Sadece bakmaz, gerçekten görür.Özgün yetenekleri fark ederve anlamaya çalışır.”— Doğan Cüceloğlu💛 Gerçek değer; görmek, anlamak ve kalpten bağ kurmaktır.
#Forumki #GününSözü #DoğanCüceloğlu #DeğerVerme #İnsanlık
Forum:
Günün Sözü
Yorumlar
Yorum Yok
Yazar:
Okyanus
🏆 2026 En İyi mIRC Script Yarışması Başladı!
IRC topluluğunu büyütmek, kaliteli içerikleri desteklemek ve yetenekli script geliştiricilerini öne çıkarmak için büyük yarışmamızı başlatıyoruz!
Amaç: En özgün ve işlevsel mIRC scriptlerini ortaya çıkarmak.
Başvuru Süresi: 30 Gün
🗳 Oylama Süresi: 7 Gün
Yarışma Kategorileri
Koruma Scripti
Eğlence Scripti
Services Yardımcı Script
Otomatik Oper / Güvenlik Scripti
📜 Katılım Kuralları
Script tamamen özgün olmalıdır.
Daha önce başka bir forumda yayınlanmamış olmalıdır.
Kodlar açıklamalı ve düzenli olmalıdır.
Minimum 200 satır kod içermelidir.
Script çalışır durumda teslim edilmelidir.
🏅 Ödüller
🥇 1. Ödül
Özel Founder Rozeti
Anasayfa Banner Tanıtımı
Sabit Konu + Ömür Boyu Özel Rank
🥈 2. Ödül
3 Ay VIP Üyelik
Profilde Özel Rozet
🥉 3. Ödül
Özel Rank
Tanıtım Konusu Açma Hakkı
🗳 Değerlendirme Sistemi
%50 Yönetim Puanı
%50 Üye Oylaması
Kazananlar anasayfada duyurulacak ve sosyal medya hesaplarımızda paylaşılacaktır.
Neden Katılmalısın?
* Yeteneğini göster
* IRC topluluğunda tanın
* Script arşivine adını yazdır
* Özel rozet ve prestij kazan
Başvurularınızı bu konu altından veya “Yarışma Başvuru” bölümünden yapabilirsiniz.
☆ Kodunu konuşturma zamanı!
Forum:
Forumki Yarışmaları
3
Yorumlar
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Forumda Ara
Forum İstatistikleri
Son Aktiviteler
🏆 Forumki.com – ŞUBAT Ayı...
Son Yorum:
Ecrin
•
13 dakika önce
Şık Mı Rüküş Mü | 13
Son Yorum:
AYARSIZ
•
37 dakika önce
Çayyolu Gitar Kursu Öneri...
Son Yorum:
aysuyigiter
•
43 dakika önce
Erkek Avatar Resimleri
Son Yorum:
GiZeM
•
1 saat önce
Avatar-Maviş
Son Yorum:
GiZeM
•
1 saat önce
ChatEvi.Net
Son Yorum:
Ecrin
•
2 saat önce
Sami Yusuf | Allahu Allah
Son Yorum:
Okyanus
•
2 saat önce
Hoşgeldin erdem33343
Son Yorum:
Okyanus
•
2 saat önce
Genel Sohbet
Son Yorum:
Okyanus
•
2 saat önce
Sevdiğin bir üyeye limona...
Son Yorum:
KoRaY
•
2 saat önce
![[Resim: 9355b865.png]](https://megaresim.com/upload/9355b865.png)
![[Resim: 45f5f72b.png]](https://megaresim.com/upload/45f5f72b.png)
![[Resim: 933c6038.png]](https://megaresim.com/upload/933c6038.png)
![[Resim: 33a70025.png]](https://megaresim.com/upload/33a70025.png)
![[Resim: 93369cbf.png]](https://megaresim.com/upload/93369cbf.png)